WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/7395 E.  ,  2024/669 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/223 E., 2022/1078 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/73 E., 2020/420 K.

Taraflar arasındaki inanç sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; uzun yıllardır Hollanda'da çalışan ve orada yaşayan davacı tarafından tüm birikimlerinin yatırım amacıyla annesi ... 'ye gönderildiğini, davacının Kırşehir ili, Merkez Yenice, 1503 ada 10 parsel sayılı, 7 numaralı bağımsız bölümün sahibi olduğunu, davacı tarafından bu apartman dairesinin satılıp üstüne biriken paraların eklenmesi ile dava konusu dükkanın alınması yönünde talimat verildiğini, davalıya taşınmazın satımı hususunda vekaletname düzenlendiğini, taşınmazın satıldığını, bankadan paraların çekildiğini, ancak davalı tarafından dava konusu dükkanın kendi üzerine satın alındığını, durumu öğrenen davacı tarafça yurtdışından gelerek davaya konu dükkanın 1/2 kısmının satın alındığını belirterek Kırşehir ili, Merkez, Yenice Mahallesi, 5846 ada 29 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 30/90 paylı asma katlı depolu dükkanın davalı adına olan 1/2 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından annesi ...'ye gönderilen paralarla bir ilgisinin bulunmadığını, davaya konu dükkanın davalı tarafından bedeli ödenerek satın alındığını, satış bedelinin ödenmesi hususunda abisi olan davacıdan maddi destek istendiğini, davacı tarafından da üzerine kayıtlı 1503 ada 10 parsel sayılı taşınmazın satılıp satış bedelinden gelecek paranın kullanılabileceğinin belirtildiğini, davacı tarafından verilen vekaletname ile davacı adına olan 1503 ada 10 parsel sayılı taşınmazın satıldığını, davaya konu dükkanın yarısının davacı tarafça satın alındığını, davacı tarafça bir miktar para ödeneceği hususunda anlaştıklarını ancak davacı tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça dava konusu taşınmazın tamamının kendisine ait olduğu, yurtdışında çalışırken davalıya gönderdiği para ile dava konusu taşınmazın alındığını belirtmiş ise de beyanının ispat edilemediği, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tamamının 900.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından taşınmazın tamamının kendi adına tescil edildiği, ancak davacı yurt dışından döndüğünde yarı hissesinin davacıya devir edildiği, yarı hisse bedelinin 450.000,00 TL olduğu, davacının davalıya gönderdiği iddia edilen paraların 450.000,00 TL'den az olduğu, dosya kapsamında dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarından davalının dava konusu taşınmazı alabilecek durumunda olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanların itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, davalının taşınmazı alabilecek ekonomik güce sahip olmadığını, taraflar kardeş olduklarını ve davada tanık dinlenebileceğini, taraflar arasında açılan 2017/310 Esas dosyasında yapılan tüm transferlere ilişkin delillerin mevcut olduğunu, ancak alacak davasının bekletici mesele yapılmadığını, birleştirilmediğini, davalı tanıkları ile davacı arasında husumet olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından inanç sözleşmesine ilişkin yazılı delilin ibraz edilemediği, dosya içerisinde bulunan banka dekontlarında ise herhangi bir açıklamanın bulunmadığı, dosyaya yazılı delil başlangıcı niteliğinde sayılabilecek bir başka belgenin sunulmadığı, davacının yemin deliline de dayanılmadığı belirlenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dekontlarda açıklama olmadığı belirtilmiş ise de aktarım sıklığı ve tanık beyanlarından yatırım amacıyla gönderildiğinin anlaşıldığını, davalının bu yönde bir ekonomik gücünün olmadığını, kardeşler arasında tanıkla ispat zorunluluğunun bulunmadığını, tanık beyanlarıyla davanın ispatlandığını, dinlenen davalı tanıklarının davacı ile görülmekte olan davalarının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işlemden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar, yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır. Açıklanan bilgiler doğrultusunda somut olaya bakıldığında, davacının inanç sözleşmesini ispata elverişli yazılı delil veya yazılı delil başlangıcını dosyaya sunamadığı bu halde iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.