WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2022/6703 E.  ,  2024/638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/824 E., 2022/1048 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/425 E., 2021/25 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacıya murisi ...'dan intikal eden dava konusu 4 parsel sayılı taşınmazın belediye encümen kararıyla yapılmış imar uygulamasında yerinin değiştirildiğini, ancak idare mahkemesi kararlarıyla yapılan hatanın düzeltildiğini, bu arada belediye tarafından yapılan hatadan yararlanan davalıların haksız ve kötü niyetli olarak yapı inşa etmek suretiyle 2007 yılından bu tarihe kadar davacının arazisini haksız olarak işgal ettiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmaza davalıların müdahalesinin men’i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız işgal tarihinden itibaren şimdilik 30.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların davacının hissedarı olduğu taşınmaza müdahalesinin olduğu gerekçesiyle davacının miras payı oranında müdahalenin önlenmesine, ortaklar arasında ecrimisil davalarının görülebilmesi için gereken intifadan men olgusunun gerçekleşmemesi nedeniyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; intifadan men zorunluluğunun bulunmadığını, müdahalenin men’ine karar verilmişse de kararın uygulanabilirlik açısından hukuki bir fayda sağlamadığını, davaya konu taşınmazda iştirak halinde mülkiyet olması nedeniyle üstündeki binaların, davacının taşınmazda belirlenebilen bir hissesinin olmaması nedeniyle tüm taşınmaz açısından işgalinin söz konusu olduğu, dolayısıyla taşınmazların tamamının yıkılmasının gerekeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yargılama yapılarak istinaf sebeplerini karşılayacak şekilde karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hisseli taşınmazın tamamının müvekkillerinin fiilen kullanılmadığını, arsanın çoğunluk kısmının boş olduğunu, müdahalenin men’i taleplerine ilişkin bir harç bulunmadığı gibi ıslah ile talepleri de değiştirilerek yalnızca ecrimisil bedeli talebi üzerinden davaya devam edildiğini, yargılama giderleri ve harçlar davanın kabul/ret oranınca belirlenmediğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda taraflar paydaş olup davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği yer bulunduğu, davacının kullanımına engel bir durumun söz konusu olmadığı, davanın tüm yönleriyle reddine karar verilmesi gerekirken el atmanın önlenmesi istemi yönünden kabul kararı verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; delillerinin toplanmadığını, tanık deliline dayanmış olmasına karşı tanıklarının dinlenmediğini, aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacı paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer bulunması durumunda el atmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağının bulunmadığı gözetilerek belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.