7. Hukuk Dairesi 2022/6605 E. , 2024/690 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1814 E., 2022/2305 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/986 E., 2022/123 K.
Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından duruşmalı, ihbar olunan vekili ve duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı köylerin sınırdaş olduğunu, Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesi 1998/12 Esas 1999/239 Karar sayılı dosyası ile verilen karar ile; müvekkil köyün su
kaynaklarına davalı tarafından haksız vaki el atmanın önlendiğini, orman sınırından çıkarak davalı köyün üst kısmından geçen ve davacı köye ulaşan suların, köylerin nüfüsu, arazisi, ihtiyacı vs. kriterler dikkate alınarak adilane paylaşım kararı verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, davalının Orman Müdürlüğüne teslim edilen su kaynağındaki vaki el atmayı sona erdirmeyerek kaptaj borularını döşediğini, halen bu suların davalı köye aktığını açıklayarak el atmanın önlenmesini, kaptaj ve su borularının kâl'ini, mahkeme kararları da dikkate alınarak kadimden beri kullanıları suların aidiyeti cihetiyle davacı köye teslim edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı cevap dilekçesinde; suya asıl müdahale edenin davacı köy olduğunu, suyun genel su mahiyetinde olduğunu müvekkil köy kurulduğundan beri köy halkı tarafından kullanılan su olduğunu, bu suyun içme ve kullanma suyu olarak halen kullandıklarını, Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/12 Esas, 2099/239 Karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, davacı tarafın bir çok su kaynaklarının olduğunu, suyun Orman İdaresine verildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Genel Müdürlüğü cevap dilekçesinde; dava konusu yerin ormanlık alan içinde kaldığını, davacı köy tüzel kişiliği adına verilen herhangi bir su tahsis kararı ve su isale hattı izninin mevcut olmadığını, kendilerine tahsis olmayan herhangi bir iznin mevcut olmayan bir yere ilişkin suyun menini talep etmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu suyun kadimden beri kullanımı ve aidiyeti konusunda tarafların iddialarını ispatlayamadıkları, bilirkişi raporu doğrultusunda ve su kaynağının orman vasıflı taşınmazdan çıkması sebebiyle genel su olduğu, davacı köy tüzel kişiliğinin ve davalı köy tüzel kişiliğinin su ihtiyacının bulunduğu açıklanmıştır. Dava konusu suyun davalı köy tüzel kişiliği tarafından mevcut halde kaptaj boruları ile taşınmak suretiyle kullanıldığı, davacı ve davalı köy tüzel kişiliğinin nüfusu ve hayvan sayısı dikkate alındığında suya el atmanın önlenmesi davasının kısmen kabulüne, dava konusu su kaynağının her ayın biri ile yirmisi arasında (birinci ve yirminci günü dahil olmak üzere) davacı köy tüzel kişiliği; her ayın yirmi biri ile ayın son günü arasında (yirmi birinci ve sonuncu günü dahil olmak üzere) davalı köy tüzel kişiliği tarafından kullanılacak şekilde sürecin tesisi ile su tahsisine , kâl talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile ihbar olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili; suyun müvekkili ... Köyü hudutları içerisindeki ormandan çıktığını, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar ile teknik bilirkişi raporlarında haklılıklarını tümü ile ortaya koymasına rağmen mahkemece bu beyanlar ve raporlar yokmuş gibi hukuka aykırı olarak karar verdiğini, davacı ...'nün 2 adet su deposu bulunduğunu, köy içinde de devamlı akan 12'den fazla çeşme olmasına rağmen keşiften birkaç gün önce bu çeşmelere giden suların kasıtlı olarak kesildiğini ve mahkemeyi yanıltmaya çalışıldığını, davacı köyün amacının sulama suyu olarak kullanmak olduğunu, kurulan su rejiminin fiili duruma ve dosya kapsamına uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. İhbar olunan vekili; dava konusu alanın orman sayılan yerlerden olduğunu, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi ve eğiminin doğru olarak hesaplanması gerektiğini, eksik araştırma yapıldığını, davacı köy tüzel kişiliği adına verilen herhangi bir su tahsis
kararı ve su isale hattı izninin mevcut olmadığını, ormanların zamanaşımı ve zilyetlikle de mülk edinilemeyeceklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılardan ... Köyü vekili ile ihbar olunan idare vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili ile ihbar olunan vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 718, 756 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene davalı ... Köyüne yükletilmesine,
Davalı ... Genel Müdürülğü harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı köy tüzel kişiliği, dava konusu suya davalı köyün el atmasının önlenilmesi talebiyle görülmekte olan davayı açmış, yapılan yargılama sonunda Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/03/2022 tarih 2014/986 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararı ile davacının talebinin kısmen kabulüne karar vererek, dava konusu suyun her iki köy arasında paylaştırılmasına karar vermiştir (su rejimi kurmuştur). Su rejimini ise "Dava konusu su kaynağının her ayın biri ile yirmisi arasında (birinci ve yirminci gün dahil olmak üzere) davacı köy tüzel kişiliği; her ayın yirmi biri ile ayın son günü arasında (yirmi birinci ve sonuncu gün dahil olmak üzere) davalı köy tüzel kişiliği tarafından kullanılacak şekilde sürecin tesisi ile su tahsisine." şeklinde oluşturmuştur. Tarafların istinaf talepleri ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 2022/814 Esas, 2022/2305 Karar sayılı kararı ile reddedilmiş, kararın dairemizin çoğunluk görüşü ile bu kararın onanmasına karar verilmiştir.
Oysa, örneği dosya içerisinde bulunan Reşadiye Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğünün 18/09/2014 tarih 11 Karar sayılı kararı ile (davalı) ... Köyünün 116 ada 98 sayılı parselden izinsiz olarak su aldığı, bu şekilde tecavüzde bulunduğu kabul edilerek, tecavüzünün men'ine karar verilmiştir. Kararda yer alan su kaynağının, dava konusu su kaynağı ile aynı su kaynağı olup olmamasının bir önemi yoktur, çünkü kararda, 116 Ada 98 No.lu parsele yapılan tüm müdahalenin men'ine karar verilmiştir. Yine bu men kararına istinaden davalı ... İdaresi tarafından davalı köye verilen 27/07/2015 tarihli iznin (su isale hattının) iptaline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında bu yazışmalardan söz edilmiş ise de, bu belgelere neden değer verilmediği denetime elverişli olacak şekilde açıklanmamıştır. Bu belgeler ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yanlıştır. Kararın, bu gerekçe ile esastan bozulması gerektiği kanaatindeyim.
Davacı ve davalı köyün, dava konusu kaynak dışında başka su kaynaklarının olup olmadığı, varsa bu suyun ihtiyaçlarını karşılamaya yetip yetmediği veya ne kadarına yettiği, taraf vekillerince de talep edilmesine rağmen araştırılmamıştır. Kararın eksik araştırma nedeniyle bozulması gerekirdi.
Kabule göre de; bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 16/09/2019 tarihli raporda "İlçemiz ... ve Kabalı köylerine sulama ihtiyacı; tarım için değil öncelikle insani ve hayvan yetiştiriciliğinde önem taşımaktadır." tesbitine yer verilmiştir. Bu tesbit, tarafların iddia ve savunmaları ile tüm dosya içeriğine uygundur. Davanın taraflarının öncelikli ihtiyacı içme suyu ve hayvanlarının içme suyu ihtiyacı olduğuna göre, dava konusu suyun, bir köye 20 gün, diğer köye 10-11 gün verilmesi, su sırası kendisinde olmayan köyü uzun süre susuz bırakacaktır. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Bu nedenle su rejiminin aylık değil, haftalık periyodla kurulması gerekirdi. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
Belirttiğim nedenlerden ötürü, kararın bozulması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak etmiyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!