7. Hukuk Dairesi 2022/5550 E. , 2024/673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3631 E., 2022/548 K.
KARAR : Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davanın ve birleştirilen davaların reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/488 E., 2021/71 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen tapu iptali ve tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, davanın ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçesinde özetle; dava konusu 6184 parsel sayılı 242 m² miktarındaki gayrimenkulün murislerinden intikal ettiğini, Şişli Belediyesi tarafından ıslah imar planı yapıldığını ve belediye encümen kararı ile dop payının %16 kesilmesine karar verildiğini, 6184 parselden 39 m² dop payı kesilerek 6176 ada 5 parselin oluşturulduğunu, tahsis edilen parselde davalılardan ... 6176 ada 6 parsel 38 m² fazlalıkla, davalı ...'ın 6176 ada 17 parsel 83 m² fazlalıkla, davalı ...'nin 6176 ada 16 parsel 46 m² fazlalıkla davacıların 5 parseline tecavüzlü gösterildiğini, 2981 sayılı Kanuna göre tespit yapılması ve şüyulandırılması gerekirken müstakil parselin tecavüzlü olarak tespit edildiğini, davacıların bunun üzerine İstanbul 5. İdare Mahkemesinde dava açtığını, işlemin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, bu karar neticesinde davacıların parselinin 242 m² olarak tespiti ile tecavüzlü kısımların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyanın tarafı olduklarını, idarenin hak ve menfaatlerinin korunmasını sağlamak amacıyla istinaf taleplerinin kabulü ile kararın incelenmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulü ile hükmün 3194 sayılı İmar Kanunu 18 inci maddeye eklenen hüküm uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar vererek davanın ve birleştirilen davaların reddine" karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasından kaynaklanmadığını, 2981 sayılı Yasa'nın 10 uncu maddesine göre yapılan kadastro tespitinden kaynaklandığını, davanın kabulü gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ve birleştirilen dava, kadastral parselin ihyasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen yeni fıkraya göre; 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti hâlinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması hâlinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
2. 3194 sayılı Yasa'ya eklenen bu hüküm gereğince dava konusu uyuşmazlığın, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro uygulamasından ziyade ıslah imar uygulaması olduğu anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Temyiz incelemesine konu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2021/3631 Esas 2022/548 Karar sayılı kararı ile; İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin 2012/488 Esas, 2021/71 Karar sayılı kararı kaldırılarak, 7221 sayılı Kanun ile 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesine eklenen fıkra gereğince davanın reddine karar verilmiş, bu kararın da, dairemizin çoğunluk görüşü ile onanmasına karar verilmiştir.
3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile eklenen 18/son maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir."
Fıkranın, yorum gerektirmeyecek derecede açık lafzından anlaşılacağı üzere; iptal edilen uygulama (somut uyuşmazlıkta, Şişli Belediyesi tarafından yapılan ve İdare Mahkemesince iptaline karar verilen ıslah imar planı) ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hukuki veya fiili imkansızlık nedeni ile uygulama öncesi parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle hak sahiplerine idarece uygun bir yer tahsis edilmesi, anlaşma olmaması halinde ise düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra rayiç bedelin hak sahibine ödenmesi gerekir. İhtilafın anlaşma veya rayiç bedel ödenerek sonlanması halinde ise, davanın konusu ortadan kalkmış olacağından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Maddede, -hiç bir şekilde-, açılan davaların, davanın tarafları arasındaki ihtilaf sonuçlanmadan reddine karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme yer almamaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35 inci maddesine göre "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir." Yine 36 ncı maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."
Dairemize intikal eden benzer uyuşmazlıklarda ilk derece veya Bölge Adliye Mahkemelerince verilen red kararlarının onanmasına karar verilmiş ise de, bu dosyalarda, davaya konu parsellerde "hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılamayacağı" tüm dosya kapsamından, tereddütsüz bir şekilde anlaşılmıştır. Emsal içtihat niteliğini taşımayan dairemizin bu kararlarının -başkaca hiç bir araştırma yapılmaksızın- her somut uyuşmazlığa uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Aksinin kabulü halinde, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet ... fiilen ortadan kaldırılmış olacak ve idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde yapılan imar planı veya ıslah imar planlarının İdare Mahkemelerince iptal edilmiş olmasının hiç bir anlamı da kalmayacaktır. İdare tarafından hukuka aykırı bir şekilde imar düzenlemesi yapıldıktan sonra, bu düzenleme idare yargı yerinde iptal edilse dahi, gerçek veya tüzel kişilerin, (imar öncesi) kök parsele dönülmesi talebi ile açtıkları davalar reddedilecek, T.C Anayasası'nın 125 inci maddesindeki "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmü fiilen ortadan kalkmış olacaktır.
Bu nedenlerle; öncelikle, hukuki veya fiili imkansızlık nedeniyle imar öncesi kök parsele dönülüp dönülemeyeceğinin araştırılması, dönülmesinin mümkün olduğunun anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi, dönülemeyeceğinin anlaşılması halinde ise taraflar arasındaki ihtilafın, 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesinde gösterilen yöntemlerle çözülmesinin mümkün olup olmadığının davalı idareden sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi için temyize konu Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği kanaati ile, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!