WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/7800 E.  ,  2024/1047 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3535 E., 2021/219 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile
sanığın mahkûmiyetine, kaçak eşyanın müsaderesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2017 tarihli kararı ile sanığın 3 yıl 4 ... hapis ve 4.980,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 08.06.2017 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan

inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5 yıl hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

3.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği Bölge Adliye Mahkemesine iade edilmiştir.

4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2020/3535 Esas, 2021/219 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 3 yıl 4 ... hapis ve 4.980,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemin suç olduğunu bilmediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmadığına ve bu konudaki savunmaların kararda değerlendirilemediğine ve sanık hakkında tatbik edilen kanun hükümlerinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İhbar üzerine sanığa ait iki ayrı depoda adlî arama kararı ile yapılan aramada 3592 şişe bandrolsüz alkollü içki, 2375 adet etiketli ve etiketsiz boş içki şişesi, 6300 adet içki etiketi ve 660 litre saf alkol ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. 17.11.2016 tarihli bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Ele geçen kaçak eşyaların miktarı ve sanığın atılı suça ilişkin ikrarı karşısında kaçakçılık suçunun sübuta erdiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında etkin pişmanlık ihtaratının talimat mahkemesinde yapıldığı ve duruşma sırasında sanığa talimat ekinde yer alan ve gümrüklenmiş

değerin 2 katı tutarını içeren ihtarat metnine karşı diyeceklerinin sorulduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz'' şeklindeki düzenleme karşısında, sanık müdafiinin, sanığın eylemin suç olduğunu bilmediğinden cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair temyiz itirazı yerinde görülmemiş hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Eylemin üçüncü şahsın ihbarı ile ortaya çıkması, ortada iştirak halinde işlenen bir suç bulunmaması, sanığın eylemin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardımını ortaya koyan bir davranışının bulunmaması karşısında sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci, fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümünün uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5.Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın ''suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, failin güttüğü amaç ve saiki'' gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği ifade edilmiş olup, ele geçen kaçak eşyaların miktar ve değeri, kaçak eşyaların iki farklı depoda bulunması ve mahkemenin diğer gerekçelerine göre hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6. 17.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda içkilerin fason yerli üretim olduğunun belirtilmesi karşısında olaya tatbik olunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilk cümlesinin isabetli olduğu anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

7.Yapılan temyiz incelemesinde; ileri sürülen temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde belirtilen hukuka kesin aykırılık hallerinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/3535 Esas, 2021/219 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.