WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/17446 E.  ,  2024/1104 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1460 Değişik İş
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Sanık hakkında Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/124 Esas, 2021/203 Karar sayılı kararı ile 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan basit yargılama usulü uygulanarak aynı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara Orman İdaresi vekilinin itirazı üzerine Mahkemenin 10.08.2021 tarihli yazısı ile itirazın değerlendirilmesi için dosyanın itiraz merciine gönderildiği, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2021 tarihli ve 2021/1460 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine ve kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işgal ve faydalanma suçunun basit yargılama usulüne tabi olmaması nedeniyle söz konusu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda kararın Tomarza Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesine, kesin olmak üzere karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93542 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93542 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2021 tarihli ve 2021/124 Esas, 2021/203 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede,

6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/1. maddesinde yer alan "Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.'' şeklindeki ve aynı Kanun'un 93/2. maddesinde yer alan ''İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır." şeklindeki hükümler ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesinde yer alan " Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki hüküm karşısında,

Sanığın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bina yapma eylemi nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 93/1 ve 93/2 maddelerinde düzenlenen cezaların üst sınırına göre sanık hakkında basit yargılama usülü hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesinde,

2-Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/08/2021 tarihli ve 2021/1460 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 252/2. maddesinde yer alan ''İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223 üncü madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.'' ve aynı Kanun'un 252/3. maddesinde yer alan "Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur." şeklindeki ve anılan Kanun'un 252/6. maddesinde yer alan "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı

incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir."şeklindeki düzenlemeler ile;

Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09/05/2022 tarihli ve 2022/4566 esas, 2022/3335 karar sayılı ilâmında "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260/1. maddesinde yer alan, "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme karşısında, müştekinin karara itiraz hakkı bulunduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;... İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında açılan davanın basit yargılama usulüne göre yürütülerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, müşteki vekilinin bu karara süresi içerisinde itiraz ettiği anlaşılmıştır. Müşteki vekilinin itirazı üzerine hükmü veren mahkemece dosya itiraz merciine gönderilmiş ise de, kararına itiraz edilen mahkemece öncelikle başvurunun süre ve yetki yönünden değerlendirmesi yapılarak itirazın, süresinde yapılmadığının belirlenmesi halinde dosyanın CMK’nin 252/6 ve 268/2. maddeleri uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilmesi gerekmesine göre karara süresinde itiraz edilmesi nedeniyle duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden;.. BOZULMASINA... " şeklindeki açıklamalar karşısında, müşteki vekilinin basit yargılama usulü uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen karara itiraz hakkı bulunduğu nazara alındığında;

Dosya kapsamına göre, Tomarza Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 25/03/2021 tarihli ve 2020/665 soruşturma, 2021/98 Esas, 2021/93 sayılı iddianamenin Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin 08/04/2021 tarihli ve 20201/93 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kabul edildiği, anılan Mahkemenin 08/04/2021 tarihli tensip zaptında yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına ve müştekiye davetiye tebliğ edilip beyanlarını yazılı olarak bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın karar verilebileceğinin ihtar olunmasına karar verildiği, mahkeme kararında belirtilen ihtarın müştekiye 26/04/2021 tarihinde tebliğ edildiği, Tomarza Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2021 tarihli kararına, müşteki vekilinin öğrenme üzerine süresinde itiraz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesinde yer alan düzenleme karşısında, hükmü veren Mahkeme tarafından itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, itiraz merciince itirazın kabulü ile müştekinin itiraz hakkı olduğu tespiti yapılıp, duruşma açılarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma ihbarnamesinin (2) numaralı maddesi yönünden yapılan değerlendirmede;
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı isteminin KABULÜNE,

2. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2021 tarihli ve 2021/1460 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.Bozma sebebine göre ihbarnamedeki (1) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2024 tarihinde karar verildi.