WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/15245 E.  ,  2024/1012 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/610 E., 2023/210 K.
SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın sadece kolluk beyanı esas alınarak hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna, kolluk tarafından alınan savunmasında müdafii hazır bulunmadığından bu beyandan dönme hakkının bulunduğuna, 18.10.2018 ve 31.01.2023 tarihli savunmalarında sanık tarafından suçlamaların kabul edilmediğine, iş yerinin sanığa ait olmadığının ve sanık tarafından satış yapılmadığının sabit olduğuna, zamanaşımı sürelerinin tamamlanmış olduğuna, sanık hakkında erteleme hükümlerinin tartışılmamasının Kanun'a aykırı olduğuna, suçun sanık tarafından işlendiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı kanıtların bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Katılan vekili 17.05.2011 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Akademi Spor Giyim isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur.

Arama ve el koyma kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 02.06.2011 tarihinde yapılan aramada; satışa hazır vaziyette 55 adet kapri, 52 adet eşofman takımı, 14 adet eşofman altı ve 19 adet tişört bulunarak el konulmuştur.

Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61A/1. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Dosyada mevcut 23.05.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmadığına ve katılan adına tescilli markanın taklit edildiğine dair görüş bildirilmiştir.
Sanık bozma sonrasında alınan savunmalarında, işyerinin kardeşine ait olduğunu, arama yapıldığı gün esnaf tarafından kardeşine ulaşılamaması üzerine kendisinin çağrıldığını, iş yerini açarak aramaya nezaret ettiğini, ürünleri satın almadığını ve satmadığını, vergi levhasının da kardeşi adına olduğunu, olay tarihinde işleyen bir yer olmadığını ancak içeride ürünler olduğunu, kendisinin sigortacılık işi ile uğraştığını, ürünlerin kendisine ait olmadığını, polisin yönlendirmesi ile beyanda bulunduğunu, bu yeri devralmadığını beyan etmiş ise de; bozma öncesinde 07.12.2011 tarihinde Mahkemece tespit edilen savunmasında, suçlamaya bir diyeceği olmadığını, önceki beyanlarını tekrar ettiğini, kardeşinin ortaklığında bulunan iş yerinin her türlü idaresinin o süreçte kendisi tarafından yapıldığını, 3-4 aylık bir süreçten sonra orayı üzerine almaktan vazgeçtiğini, takdiri mahkemeye bıraktığını beyan ettiği görülmüştür.

Taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu ürünlerin 5237 sayılı Kanunun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümden müsadereye ilişkin ''9-'' numaralı
bendinde yer alan ''54/1'' ibaresi çıkartılıp yerine ''54/4'' ibaresi yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.