WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14185 E.  ,  2024/1250 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1 E., 2022/1412 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : 1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî düzeltilerek onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin 1 hafta olduğu gözetilmeden temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifadeler kullanılmış olması karşısında, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, nakil aracının iadesi kararının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri, arama kararı alınmadan yapılan arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, sanıklar hakkında asgari hadden fazla uzaklaşıldığına ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II.GEREKÇE
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçeli karar başlığında malen sorumlunun "... ......," yerine "..." olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

Malen sorumlu ... .....’ın 28.01.2015 tarihli dilekçesinde nakil aracını 08.01.2015 tarihli noter onaylı sözleşme ile sanık ...’a kiraladığını belirtmesi ve bozma sonrası alınan ifadesinde de araçtaki zulayı kendisinin yaptırmadığını beyan etmesi ve sanık ...'un suçlayıcı beyanı dışında nakil aracının suç işlenmesinde kullanılacağından olaydan önce haberdar olduğuna ilişkin delil bulunmaması karşısında, iyiniyetli üçüncü kişiye ait aracın hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışmalar neticesinde, ......... plaka sayılı araçla kaçak sigara taşınacağı bilgisi üzerine aracın bir sokağa girerek park edildiğinin görülmesi üzerine aracın yanında sanıklar konuşurken görülmüş, kamyonette usulüne uygun olarak yapılan aramada; aracın kasa kısmının ön tarafında zula tabir edilen özel bölme içerisinde 2092 karton, yine aracın kasa içerisinde yaklaşık 100X130 cm ebatlarında alçıpan levhaların ortası kesilerek sandık şekli verilen bölme içerisinde 385 karton olmak üzere toplam 2477 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 ncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 4 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık ... bozma öncesinde, sigaraların ..., ... ve malen sorumlu ....... 'a ait olduğunu, bozma sonrasında ise sigaralardan sanık ... ve ........ 'ın da haberdar olduğunu beyan etmiş, maddi durumu nedeniyle suça konu sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katını ödeyemeyeceğini ifade ettiği anlaşılmıştır.

Sanık ... savunmalarında, iş bulmak için sanık ... ile birlikte Kayseri'ye gittiklerini, ...in alçıpan yükünü indirmek için anlaştıklarını, sigaralardan haberdar olmadıklarını, maddi durumu nedeniyle gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıkların suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduklarının kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/2916 Esas, 2020/16155 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen mahkemenin 10.09.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün yalnızca sanık ... tarafından temyiz edildiği, dolayısıyla aleyhe temyiz olmadığı gözetilerek sanığın 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hakkında hükmolunan cezanın 3 yıl 16 ... 15 gün hapis ve 25.000 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi gerekirken, kazanılmış hak gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi,

2. 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin dört ve dokuz, yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile üç ve sekinci fıkralarındaki değişiklikler ve onuncu fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

C.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 13.01.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.02.2015 olduğu,

UYAP'ta yapılan kontrolde; yargılaması devam ettiği anlaşılan Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/156 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 01.03.2014 , iddianame düzenleme tarihinin ise 05.02.2015 olduğu,

Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 ncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra
15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi üçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, anılan sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
3. 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "yaptırım" ibaresinin "tedbir" olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin dört ve dokuz, yine 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile üç ve sekinci fıkralarındaki değişiklikler ve onuncu fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması göz önüne alındığında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
Her ne kadar sanık ...'un aşamalardaki savunmalarında, olay yerinde tesadüfen bulunduğunu ve diğer sanıkları tanımadığını beyan ettiği anlaşılmış ise de, Dairemizin 10.11.2020 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere dosya içerisinde mevcut 29.06.2015 hakim havaleli iletişimin tespitine ilişkin bilirkişi raporundan sanık ...’un diğer sanıklar ... ve ... ile iletişim halinde olduklarının anlaşılması, sanıkların yakalanma şekli, sanık ...'un yakalanan sigaralardan sanık ...'un da haberdar olduğuna dair beyanı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suç diğer sanıklarla birlikte iştirak halinde işlediği sabit olup hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin bölümün çıkarılması, hükmün müsadereye ilişkin bendinden önce gelmek üzere "Sanık ... hakkında 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 3 yıl 16 ... 15 gün hapis ve birer ... ara ile 24 eşit taksitle gün karşılığı 25.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı ve Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (C-D) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.