7. Ceza Dairesi 2023/13890 E. , 2024/1113 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1066 E., 2023/2135 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak açılan kamu davasının
zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmek suretiyle istinaf
başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün
onanması
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi üzerine, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma ve kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı,
Katılan ... vekilinin temyiz istemi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan ...'nın davadan haberdar edilmeksizin ve yokluğunda yargılama yapılarak hüküm kurulması nedeniyle anılan kurum vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz nedenleri; zamanaşımı dolmadığı halde düşme kararı verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin açılan kamu davasının niteliği ve hükmün mahiyetine göre 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, Gümrük İdaresinin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 05.01.2011 tarihinde önleme araması kararına istinaden uygulama noktasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta 300 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
Sanığın kovuşturma aşamasında 27.01.2011 tarihinde savunması alınmıştır.
Sanık hakkında 05.05.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 22.06.2011 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek, denetim süresi içerisinde sanığın 15.12.2012 tarihinde suç işlemesi üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından, 06.12.2019 tarihinde hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılamada haberdar edilmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar gören olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın anılan kuruma tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği ve zamanaşımı süresinin durmadığı, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesinin mümkün olmadığı, atılı suç için öngörülen ceza miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, sanığın savunmasının alındığı 27.01.2011 tarihinden itibaren İlk Derece Mahkemesince hükmün açıklandığı 06.12.2019 tarihinden önce dolduğu anlaşıldığından, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunarak, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilerek infazının tamamlandığı bu nedenle bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmüş, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, şikâyetçi
... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan ... vekili ile şikayetçi Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki
temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 08.02.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!