WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2022/16936 E.  ,  2024/1114 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1724 E., 2022/759 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Hükmün Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Onama

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; olaya ilişkin işlemlerin hukuka uygun olduğuna, beraat kararlarının bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ... tarafından işletilen...adlı işyerinde kaçak sigara satıldığı, işyerinin yanında ahşap kapılı deposunda kaçak sigaraları sakladığı yönündeki bilgiler üzerine, kolluk görevlilerince izleme yapılırken suça sürüklenen çocuk ...'ın depoya girerek 1 karton sigara ile çıktığının görülmesi üzerine, kolluk görevlilerinin
talimatıyla, suça sürüklenen çocuğun depodan çıkardığı 1470 paket kaçak sigaraya elkonulmuştur.
Suça sürüklenen çocuk ... sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.

Sanık alınan savunmasında, söz konusu deponun binadaki herkesin eşya koyduğu bir ardiye olduğunu, suça konu sigaraların kendisine ait olmadığını ifade etmiştir.

Suça sürüklenen çocuk alınan savunmasında, sanığa ait işyerinde çalıştığını, kaçak sigaraların ona ait olduğunu ifade etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi tarafından, ele geçirilen suça konu sigaraların ticari amaçla bulundurulduğu, suçun sübuta erdiği sabit görülerek sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve Tarım ve Orman Bakanlığının istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, suçtan zarar görmeyen ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusu üzerine; usulüne uygun bir arama kararı bulunmaksızın ele geçirilen deliller nedeniyle dosya kapsamında beraat kararı verilmesi, Kanun'a aykırılığın kararı istinaf etmeyen sanığa sirayet ettirilmesi gerektiğinden; mahkûmiyet kararlarına ilişkin hüküm fıkralarının tamamen çıkarılarak sanık ... suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmiştir.

Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni bulunmaması karşısında, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasanın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı belirlendiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2024

tarihinde karar verildi.

(KKD)

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık...ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 08.02.2024