7. Ceza Dairesi 2022/11198 E. , 2023/4080 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1021 E, 2021/2054 K
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2016/225 Esas, 2017/518 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın
14.03.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/531 Esas, 2021/225 Karar sayılı kararı ile sanığın, tâbi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 6769 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1021 Esas, 2021/2054 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan, Salihli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/531 Esas, 2021/225 Karar sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, suça konu eşyaların 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2022 tarihli ve 2021/116912 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesi kararının yargı içtihatlarına ve maddi gerçekliğe aykırı olduğuna, arama kararına ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmaması nedeniyle elde edilen delillerin usûlsüz olduğunun ileri sürülemeyeceğine, sanığın atılı suçu işlediği yönündeki ikrarı karşısında, ihtiyar heyeti veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmaması halinin suçun oluşumunu etkilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan firma adına vekili 06.07.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile içlerinde sanığın işlettiği ... İç Giyim isimli iş yerinin de bulunduğu toplam ondokuz farklı iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesi ekinde sanığa ait iş yerinden satın aldığını beyan ettiği bir adet siyah renkli Hummel markalı eşofmanaltı ile 20,00 TL tutarında satış fişini delil olarak sunmuştur.
2.Salihli Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.07.2015 tarihli ve 2015/833 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, Başak İç Giyim isimli iş yerinde, 06.07.2015 tarihinde, Cumhuriyet savcısı hazır bulunmaksızın; iki polis memuru ve sanık hazır bulunduğu halde yapılan aramada; üzerilerinde katılan firma adına tescilli markalar bulunan toplam 7 adet eşofmanaltı ve kapri pantolon, tezgah üzerinde ve askılarda satışa arz edilmiş vaziyette ele geçirilmiştir. Arama işleminin icrasında işlem tanıklarının hazır bulunmadığı anlaşılmıştır.
3.Sanık arama ve el koyma tutanağını herhangi bir itirazı olmaksızın iş yeri sahibi sıfatı ile imzalamıştır.
4.Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında; suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, taklit markalı olduklarına ve katılan firmanın marka haklarına tecavüzde bulunulduğuna dair görüş bildirilmiştir.
5.Sanık savunmalarında; suça konu ürünlerin bir kısmını İzmir'den bir kısmını da İstanbul'dan taklit olduklarını bilmeden satın aldığını, taklit ürün satmanın suç olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamayı tevil ... ikrar etmiştir.
6.İlk Derece Mahkemesince, sanığın suça konu taklit markalı ürünleri satışa arz etmek suretiyle atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine dair karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Adlî arama kararının icrasına hâkim ya da Cumhuriyet savcısının katılmadığı, aramanın iş yerinde yapıldığı, buna rağmen 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişinin aramanın icrası sırasında hazır bulundurulmadığı bu nedenle aramanın usulsüz olduğu ve elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağı, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyaların yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyaların taklit olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın soruşturma sırasında müdafii olmaksızın alınan ifadesinde ve ilk derece mahkemesindeki savunmasında suçlamaları kabul etmediği ve elde edilen deliller de değerlendirme dışı tutulduğunda sanığın cezalandırılmasına yeterli başkaca delilin bulunmadığı şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi ile sanığın beraatine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Usûlüne göre alınmış bir arama kararı bulunan somut olayda; bu karara ve kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik bir itirazın olmadığı, sanığın arama sonucunda ele geçen eşyaların kendisine ait olduğuna ve iş yerinden ele geçirildiğine ilişkin ikrarının mevcut olduğu, Anayasa Mahkemesinin 15.04.2015 tarihli ve 2013/2392 Esas numaralı (Jakop Gabriel) bireysel başvuru kararında belirtildiği üzere; her ne kadar o yer ihtiyar heyetinden ya da komşulardan iki kişi hazır bulundurulmadan arama yapılması bir kanuna aykırılık teşkil etmekte ise de; sanığın ikrarının bulunması ve arama işleminin icrasına yönelik bir itirazının bulunmaması karşısında; usûle ilişkin bu eksikliğin, arama işleminin sıhhatini ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin gerçekliğini şüpheli hale getirmediği, usûlüne göre alınmış arama kararına istinaden, herhangi bir hak ihlaline neden olunmadan yapılan arama sonunda ele geçen delillerin, sırf arama sırasında bulunması gereken kişilerin orada bulundurulmaması suretiyle şekle aykırı hareket edildiğinden bahisle “hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil” sayılmalarının ve mahkûmiyet hükmüne dayanak teşkil edememelerinin kabul edilemeyeceği gözetilerek; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2021/1021 Esas, 2021/2054 Karar
sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!