7. Ceza Dairesi 2021/5142 E. , 2024/992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/60 E., 2016/437 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç kastının bulunmadığına, etkin pişmanlıktan yaralandırılmadığına, sanığın lehine olması açısından Ankara 1 Asliye Ceza Mahkemesi ile Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest kamu davaları ile incelenen dosyanın birleştirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına ilişkindir.
II.GEREKÇE
Suç tarihinde, uygulama noktasında dur ikazına uymayıp kaçan ve takip sonucu park halindeki aracın yanında bulunan sanık ...’nın, dışarıdan bakıldığında araç içerisinde görünen sigara kartonlarının kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine araç içerisindeki toplam 650 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/4 madde ve fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık soruşturma aşamasında; suça konu sigaraları satacağını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında alınan savunmasında ise, suça konu sigaraların aracın sürücüsü olan ve hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen...a ait olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Olay tutanağı, savunma ve dosya kapsamına göre suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğu anlaşılmıştır.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı, böylelikle sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arzetmeyen fiili ile orantılı olarak asgari hadden hakça oranda uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde fazla miktarda teşdit uygulamak suretiyle ceza tayini,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği,
olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.11.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 25.01.2013 olduğu,
UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda; Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/2314 Esas, 2014/148 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 29.09.2012, iddianame tarihinin 03.12.2012 olduğu,
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/261 Esas, 2016/852 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 06.09.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.12.2012 olduğu,
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/250 Esas, 2019/498 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.12.2012 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Sanık hakkında tayin edilen 8 gün adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği gün adlî para cezasının günlüğü 20,00 TL yerine 160,00 TL den denilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
5.Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, nedenleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!