7. Ceza Dairesi 2021/4179 E. , 2024/1022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1364 E., 2016/416 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığa mahkûmiyet hükmünün 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 29 uncu maddesine aykırı olarak kolayca ulaşma ve tebligatı öğrenme olanağını kısıtlayan Resmî Gazete yoluyla yapılan ilanen tebligatın geçerli sayılamayacağı sanığa yapılan tebligat usulsüz olup, sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulü ile öğrenme üzerine temyiz istemi yasal süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; gıyabi karar tebliğinin usulsüz olup, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiğine, suçlamaları ve sanığa verilen cezayı kabul etmediklerine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Suç tarihinde, güven timleri tarafından yapılan kontroller sırasında sanığın açık bulunan dükkan kapısında elinde poşet ile sigara çıkardığının görülmesi üzerine durumundan şüphelenildiği, sanığın elindeki poşetlerde bandrolsüz ve kaçak sigara taşıdığı görülerek yakalandığı, akabinde Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri ile boş olan iş yerinde yapılan aramada toplamda 1690 karton bandrolsüz ve kaçak sigara geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında; suça konu kaçak sigaraların naklini para karşılığında yaptığını beyan ederek atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
Tutanak tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.
Suç tarihinde ticari miktarda kaçak sigara ele geçirilmesi, ikrara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca tayin edilen 2 yıl 30 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken hapis cezasının "2 yıl 21" ay yerine "1 yıl 33 ay" olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık hakkında tayin edilen adlî para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının karar yerinde gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4.24.11.2015 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!