WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2021/2992 E.  ,  2023/4033 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/458 E., 2015/637 K.
MALEN SORUMLU ... Odun Limited Şirketi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararı ile sanıkların gümrük kaçakçılığı suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci

maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereği hapisten çevrili 3.000,00'er TL ve doğrudan 80,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.03.2021 tarihli ve 2016/332506 sayılı kısmî onama, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'nin temyiz sebepleri, sadece nakliyecilik yaptığına, eşyaların kaçak olduğunu bilmediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

3.Sanık ...'ın temyiz sebepleri, olayla hiç bir ilgisinin bulunmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

4.Sanık ...'nin temyiz sebepleri, suç işleme kastının olmadığına, hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı görevlilerince yapılan önleme araması sırasında sürücülüğünü sanık ...'nin yaptığı 38 SP...plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 38 E... plakalı dorsede yapılan aramada 6 adet gümrük kaçağı kamyon lastiği yakalanmış, suça konu lastiklerin sanık ... tarafından sanık ...'a teslim edilmek üzere gönderildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ...'ın savunmasında, sanık ...'nin amcası olan İsmail ...'ın şoförü olduğunu, olay tarihinde sanık ...'nin kullandığı araçta yakalanan lastiklerden haberinin olmadığını, lastiklerin Nuh Eskici adına gönderilecekken yanlışlıkla kendisi adına gönderildiğini öğrendiğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Sanık ...'nin savunmasında, şoför olarak çalıştığını, olay tarihinde Kayseri'den Cizre'ye ev mobilyası getirdiğini, geri dönerken Cizre'de Abdulhamit isimli soy ismini hatırlayamadığı lastikçilik yapan bir şahıstan mazot aldığını, Abdulhamit isimli şahsın kendisine Kayseri'ye götürmesi için altı tane kamyon lastiği verdiğini, patronu İsmail ...'ı aradığını lastikleri kasaya koyduğunu, ancak kaçak olduğunu ve lastiklerin kime götürüleceğini bilmediğini, yol üzerinde Jandarma tarafından durdurulduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.

4.Sanık ...'nin savunmasında, ...'ın arkadaşı olduğunu, kendisini arayarak altı adet lastik istediğini, kendisinin de Irak'tan gelen tanımadığı bir kamyon şoföründen faturasız altı adet lastik aldığını ve bunun karşılığında 3.000,00 TL ödediğini, lastikler yakalanmadan Kayseri'ye gitseydi Süleyman'dan bu 3.000,00 TL'yi alacağını, olay günü ...'nin işyerine tamir için uğradığını kendisinden lastikleri Kayseri'ye götürmesi için ricada bulunduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

5.Tanık sıfatıyla kollukta ifadesi alınan ... i ise olayda adının neden geçtiğini bilmediğini, sanıkların hiç birisini tanımadığını beyan etmiş, hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.

6.Malen sorumlu şirketin adresi tespit edilemediğinden şirket yetkilisinin beyanının alınamadığı anlaşılmıştır.

7.Sanık ...'ın kullandığı 0536 290 77 32 numaralı hattın görüşme kayıtlarını içerir 1 adet HTS CD'nin dökümü yapılmadan dosya arasına konulduğu görülmüş, yapılan incelemede ... ve ...'nin kullandığı 0544 211 80 41 numaralı hat arasında suç tarihi ve öncesinde görüşme kayıtları bulunduğu anlaşılmıştır.

8.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde olduğu ancak suça konu lastiklerin satılarak tasfiye edilmeleri nedeniyle üzerlerinde bilirkişi incelemesi yapılamadığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının bilinen maddi değeri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Sanık ...'ın suçlamayı kabul etmediği anlaşılmış ise de sanıklar ... ve ...'nin beyanları, sanıklar Süleyman ve Abdulhamit arasında olay günü ve öncesine ait karşılıklı telefon görüşme kayıtları, sanık ...'nin sanık ...'ın amcasının yanında şoför olarak çalıştığına dair anlatımlar ve tüm dosya kapsamına nazaran aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sanıkların sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin

yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;

Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasanın 38 ... maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 ... maddesine eklenen Geçici 5 ... maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 ... maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.Gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca paraya çevrilmesi gerekirken uygulama maddesinin gösterilmemesi,

4.Hükmün 5 numaralı fıkrasında 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca paraya çevrilmesi sonucu 3.000,00 TL adlî para cezasına hükmedilmesi gerekirken 3.600,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi,

5.Dava konusu lastiklerin açık artırma usulü ile satılarak tasfiye edilmeleri karşılığında tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili ve sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin ve sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle kararın, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanıklar Hakkında 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/458 Esas, 2015/637 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.