7. Ceza Dairesi 2021/20942 E. , 2023/4250 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) İzmir Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 15.10.2012 tarihli ve 2012/778 Esas, 2012/358 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.02.2012-20.02.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) İzmir Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 15.10.2012 tarihli ve 2012/778 Esas, 2012/358 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/1001 Esas, 2014/999 Karar sayılı ilâmı ile;
"... Anayasa Mahkemesi’nin 23.1.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 17.1.2013 tarihli, 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararıyla; ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile...” ibaresinin ve ASCK’nın Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiş olduğundan, sanık hakkında CMK’nın 231, TCK’nın 50 ve 51’inci maddeleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda, inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiği..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine (Kapatılan) İzmir Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.02.2012-20.02.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 23.03.2016 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 23.03.2016 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 15.12.2017 tarihinde kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediğinin Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 2019/180 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, temyize konu edilen İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/831 Esas, 2019/1383 Karar sayılı kararı ile önceki hükmün açıklanarak sanığın 13.02.2012-20.02.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmün temyiz edilmesi iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 13.02.2012 tarihinde birliğini izinsiz olarak terk ettiği, durumun aynı gün sabah saat 07.00'de alınan yoklamada tespit edildiği, 20.02.2012 tarihinde saat 16.30 sıralarında kendiliğinden Erciş Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanığın 23.07.2012 tarihli savunmasında, eşinin olay tarihinde hamile olduğunu, bir çocuğu ile birlikte çadırda kaldığını, ayrıca bölükteki bazı askerlerin kendisine baskı yaptığını, bunlardan bunaldığı için firar ettiğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Birliği Komutanlığınca düzenlenen 13.02.2012 tarihli tutanakta; sanığın 13.02.2012 tarihinde sabah
07.00'de alınan yoklamada olmadığı, kışlada yapılan aramalara rağmen bulunamadığı belirtilmiştir.
4.Erciş Askerlik Şubesi Başkanlığının 17.04.2012 ve 02.08.2012 tarihli yazılarında; sanığın 20.02.2012 tarihinde saat 16.30 sıralarında kendiliğinden Şubeye teslim olduğu belirtilmiştir.
5.Sanık hakkında psikiyatri uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan; "sanıkta antisosyal kişilik özelliklerinin mevcut olduğu, ceza ehliyetinin tam olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinden faydalanmasının uygun olmadığı ve askerliğe elverişli olduğu" görüşünü içeren bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
6.Sanık hakkında (Kapatılan) İzmir Ege Ordusu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/3 Esas, 2015/463 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan 13.04.2019 kesinleşme tarihli Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ve 2019/180 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
7.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 13.02.2012-20.02.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil müddeti içinde kendiliğinden dönmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanmasında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia
ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, cezai ehliyet ve askerliğe elverişlilik hususlarında doğan şüphelerin, psikiyatri uzmanı bilirkişi raporuyla dosya içeriğine uygun şekilde ortadan kaldırıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2019/831 Esas, 2019/1383 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!