7. Ceza Dairesi 2019/9417 E. , 2023/3988 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/153 E., 2015/380 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/153 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilmesi, takdiri indirim uygulanması, seçenek yaptırıma çevrilmesinin kanuna aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; beraat kararı verilmesi gerektiği, eksik araştırma ile eşyanın kaçak kabul edilmesi ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İhbar üzerine mahkemeden alınan arama kararı uyarınca sanığa ait iş yerinde yapılan aramada 11 adet fatura ve belgesiz saat ele geçirildiği anlaşılmıştır. Ele geçen 3 adet saatin, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen müşterilere ait olduğu tespit edilmekle 8 adet saat için dava açılmıştır.
2.Sanık savunmasında dava konusu saatlerin müşterilerin satılması için bıraktığı ikinci el saatler olduğunu beyan etmiş, üzerine atılı suçu kabul etmemiştir.
3.Saatlerin orjinal, yeni ve kullanılmamış olduğuna dair bilirkişi raporu dosyada mevcuttur. Bilirkişi raporunda tespit edilen gümrüklenmiş değerin suç tarihinde fahiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak;
1.Dava konusu kaçak eşyanın değerine göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 ... maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
2.Dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Dosyada 11 adet saat için düzenlenmiş kaçak eşyaya mahsus tespit (...) varakası bulunduğu anlaşılmakla, dava konusu 8 adet saat için Gümrük İdaresine ... varakası düzenlettirilerek, eşyanın değeri ve yapılacak ihtaratlar hususunda düzenlenecek ... varakasındaki değerlerin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu yönüyle,
5.Mahkemece tefhim edilen hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığa yüklenecek yargılama gideri tutarının belirtilmeden karar verildiği, ancak 5271 sayılı Kanun'un yargılama giderleri başlıklı 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ''Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.'' şeklindeki açık hükmü ve 26.05.1935 tarihli ve 111/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ''yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilâmlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmelidir.'' ve 02.05.1966 tarihli ve 4/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da ''tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükletileceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığa yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğinin'' belirtilmesi karşısında, mahkemece verilen hükümde yargılama gideri miktarı dökümü yapılmayıp, yargılama giderinin kime ve ne miktarda yükletileceği de belirtilmeden gerekçeli kararla birlikte sanık aleyhine yargılama giderine hükmolunması suretiyle çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/153 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!