7. Ceza Dairesi 2019/10617 E. , 2023/4207 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2015/615 Esas, 2015/1423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 10 uncu maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ... hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın teşdiden cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.18.11.2014 tarihinde Vergi Dairesi Başkanlığı görevlilerinin yaptığı denetimler sonrasında sanığın işlettiği Pınar Büfe'de bandrolsüz içki bulunduğunun emniyet görevlilerine bildirilmesi üzerine mahkemeden alınan arama kararı ile yapılan aramada iş yerinin üst katında ardiye ve depo olarak kullanılan yerde bandrolsüz 826 şişe rakı, 789 şişe votka, 277 şişe viski ile 50 adet taklit bandrol ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
2.Sanığın aşamalarda ele geçen ürünün kendisine ait olduğunu, satışa arz etmediğini ifade ederek, üzerine atılı suçu tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Suça konu içkilerin bandrolsüz olduğu, tamamının gümrük kaçağı eşya olduğuna ilişkin alınan bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Suç tarihinde sanık tarafından işletilen iş yerinde dava konusu gümrük kaçağı içkilerin ele geçirilmiş olması nedeniyle, gümrük kaçağı eşyaların bulunduğu yer, yakalanış şekli, ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ticari kasıtla söz konusu eşyayı bulundurduğu ve sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirdiğinden alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
3.5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasına göre artırım yapılması gerekirken uygulama yeri olmayan aynı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince cezada artırım yapılması,
4.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
5.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine, uygulama maddesinin 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı bulunmuştur.
6.Suça konu gümrüklenmiş değerin fahiş olmasına göre 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanarak cezanın artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2015 tarihli ve 2015/615 Esas, 2015/1423 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince cezada sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!