WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/971 E.  ,  2023/1573 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/18 E., 2022/168 K.
DAVA TARİHİ : 14.06.2000
HÜKÜM : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraflar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı kooperatif arasında 01/02/1998 tarihli inşaat sözleşmesi yapılarak Menemen, Harmandalı, 2124 no.lu adada kayıtlı arsalar üzerine 96 adet sosyal konutun inşası için anlaştıklarını, yapılan tespitte inşaat seviyesinin %46 sının tamamlandığını, davacının 172.947.00 TL lik iş yaptığının tespit edildiğini, daha sonra yine İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu, 2000/49 Değişik İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, müvekkili tarafından yapılan imalatın parasal tutarın %5 ihale tenzilatı düşüldükten sonra 123.446.16 TL olarak tespit edildiğini, 13.449.33 TL davalı ödemesinin olduğunu, bilirkişi raporuna göre davacı tarafından makbuz karşılığı çekildiği belirtilenler ile çek karşılığı ve belgesiz ödenenlerin olduğunu, ancak davacı tarafça bunun kabul edilmesinin mümkün olmayacağını, bu meblağların davalı şirket yetkililerince davacı firma yetkililerinin imzalarının taklit edilmesi neticesinde çekilmiş veya çektirilmiş olabileceğini bildirerek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile 50.000.00 TL alacağın 01/01/1999 tarihinden itibaren %60 yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07/12/2006 tarihli ve 2000/444 Esas, 2006/718 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 07/12/2006 tarihli ve 2000/444 Esas, 2006/718 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 26/01/2009 tarih ve 2008/653 Esas, 2009/342 Karar sayılı ilamında; "Dosya kapsamından davacıya yapıldığı kabul edilen ödemelerin bir kısmına itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Özellikle davacı yüklenici, ... isimli şahsa 1998 ve 1999 yıllarında yapılan toplam 14.843,00 TL 'lik ödemeyi kabul etmemiştir. ... davacı şirketin yetkili müdürü olup şirket namına tahsil ettiği bir bedel varsa davacıya yapılmış ödeme sayılacağı tabiidir. Ne var ki, davacı şirket söz konusu ödemeleri kabul etmemiş ve makbuz asıllarının ibraz edilmesini istemiştir. Dosyaya sunulan belgeler fotokopi olup bu belgeler de kabul görmemiştir. Bu nedenle mahkemece, ... 'ya yapılan ödemelere ait belge asıllarının davalıya ibraz ettirilmesi, bu belgelerdeki imzaya itiraz olunması halinde imzaların ... 'ya ait olup olmadığının incelenmesi bakımından gerekli bilirkişi incelemesinin yaptırılması, belge asılları ibraz edilemediği takdirde fotokopi belge üzerinde bilirkişi incelemesinin yaptırılması, belge asılları ibraz edilemediği takdirde fotokopi belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması imkanı bulunmadığından bu konuda davalının, davacıya yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılmak suretiyle, ... 'ya yapıldığı ileri sürülen ödeme miktarı belirlenip dava sonuçlandırılmalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında " 6100 sayılı HMK m.225 vd. Maddelerde yemin hukuki müessesesi düzenlenmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalı yana yemin metnini sunması için gerekli süre verilmiş ve davalı yan verilen süre çerisinde yemin metnini sunmuş ve davacı şirket temsilcisine yemin metni davetiye ile tebliğ edilmiş ve davacı şirket temsilcisi Mahkememiz'in 17/03/2022 tarihli duruşmasında; "bana sunulan yemin metni içeriğinde ödemeler konusunda verilen çekleri almadığımı, hesaplarımızdaki hacizlerin kaldırılması için yapılan ödemeleri kabul etmediğimi" ifadelerine yer verilmiş olup bu hususlar hakkında yemin etmiyorum. Bu konular hakkında benim bilgim yoktur. Bu hususlar ile ilgili yemin etmem halinde yalan yere yemin etmiş olurum. Bu ifadeler dışında yemin metninde yer alan ve madde madde belirtilen 21 adet makbuz ve yine 12 adet makbuz tarafıma gönderilmiştir. Bu makbuzların altında bulunan imzaların tarafıma ait olmadığı hususunda yemin ediyorum" şeklinde yeminini eda etmiştir. Dosya arasına alınan tüm belgeler taraf beyanları, Mahkememizin bir önceki kararı, Yargıtay ilamı, yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı yanın davalı yandan Mahkememiz'in bir önceki kararında belirtildiği tutarda alacaklı olduğu, davalı yanın bu durumun aksini ispatlayamadığı da dikkate alındığında, bozma ilamı doğrultusunda eksik olan işlemler de tamamlanmakla mahkememizin bir önceki kararında isabetsizlik bulunmadığı yönünde kanaat hasıl olmakla" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereklerini yerine getirilmediğini, bozmada belirtilen ödeme
makbuzlarındaki imzaların şirket temsilcisine ait olmadığına ve bu ödemelerin yapılmadığına dair şirket temsilcisinin yemin etmesine rağmen bozulan kararın aynısına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirlenen alacak bedelinin yanlış hesaplandığını, davacı şirket temsilcisine yaptırılan yeminin usulüne uygun olarak yaptırılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup, davacı şirket temsilcisi ...'ya 1998 ve 1999 yıllarında yapılan toplam 14.843,00 TL lik ödemenin yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 nci maddesi, 437 nci maddesi.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ilâ 486 ncı maddeleri,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190 ve 225 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) ‘‘ D.İspat Kuralları/1.İspat yükü " başlıklı 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme HMK’nın 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir.

İspat için başvurulan araçları (vasıtaları) ifade eden deliller, ‘‘kesin deliller’’ ve ‘‘takdiri deliller’’ olmak üzere iki grupta toplanmaktadır. Kesin deliller başka bir ifadeyle kanuni deliller hâkimi bağlayıcı nitelikte olduğundan, hâkimin bu delilleri takdir yetkisi bulunmamaktadır. Kesin delillerden biri ile ispat edilen olay doğru olarak kabul edilmektedir. Takdiri deliller ise hâkimi bağlamaz, hâkim bu delilleri serbestçe tayin ve takdir eder, değerlendirir ve kararını buna göre verir.
Yazılı delille (senetle) ispatı gereken hususlar, istisnalar dışında takdiri delillerle ve bu kapsamdaki tanık delili ile ispatlanamaz ise de, bu hususların senet dışındaki yemin, ikrar ve ticari defterler gibi diğer kesin delillerle kanıtlanması mümkündür.

Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK). Bir ispat vasıtası olan yeminin konusu HMK'nın 225 inci maddesine göre davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır.

Somut olay incelendiğinde; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı tarafa belgelerin asıllarının sunulması için süre verilmiş ancak davalı belgelerin asıllarını dosyaya sunamamıştır. Davalı taraf, davacı şirket temsilcisine karşı yemin deliline dayanmak istediğini belirtmiş, davacı şirket temsilcisi mahkeme huzurundaki yemin beyanında "...yemin metninde yer alan ve madde madde belirtilen 21 adet makbuz ve yine 12 adet makbuz tarafıma gönderilmiştir. Bu makbuzların altında bulunan imzaların tarafıma ait olmadığı hususunda yemin ediyorum" demiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafın alacağı belirlenirken davacı şirket temsilcisinin kabul etmediği 14.843,00 TL lik ödemenin hesaba dahil edilmediği, bozma sonrası incelemeye konu kararda da hesaplanan bedele aynen hükmedildiği ancak yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde değerlendirme yapıldığında 14.843,00 TL lik davacıya yapıldığı kanıtlanamayan ödemenin bilirkişi raporunda belirlenen 27.694,39 TL'ye eklenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken bu bedelin eklenmeden 27.694,39 TL'ye hükmedilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.2 no.lu paragraflarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatıran davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

02.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.