6. Hukuk Dairesi 2022/1763 E. , 2023/1592 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1500 E., 2022/293 K.
İFLAS İDARE MEMURLARI : 1-Avukat ... 2- ...,...
DAVA TARİHİ : 07.09.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/439 E., 2021/324 K.
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; uzun yıllar davalı şirketin avukatlığını yaptığını, davalının iflası üzerine, iflas idaresine yaptığı alacak kayıt başvurusunun reddedildiğini, gerek ücret sözleşmeleri gerek asgari ücret tarifeleri ve gerek Avukatlık Kanununun 166’ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca alacağının rüçhanlı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.476.959,-TL avukatlık ücreti alacağının sıra cetveline rüçhanlı alacak olarak kaydına karar verilmesini talep etmiş, daha sonra Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/495 E sayılı dosyası yönünden yaptığı talebini ıslah yolu ile 189.582,23 TL arttırarak 303.532,23 TL'ye çıkartmıştır.
II. CEVAP
Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının başvurusuna bir kısım belgeleri eklemediğini, bu eksikliği sıra cetvelinin ilanına kadar da tamamlamadığını, davacının vekillik üstlendiği birçok davanın halen derdest olduğunu ve davacının vekilliğinin yasa gereği son bulduğunu, vekalet ücretinin üst sınırdan hesaplanmasının fahiş olduğunu, davacının dava açmadan önce arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporu ile davacının talebinin dayanağını oluşturan dava dosyaları ve Avukatlık Ücret Sözleşmelerine göre, mahkemece indirim oranı uygulandıktan sonra toplamda davacının 1.156.502,34-TL alacaklı olduğunun rapor edildiği, ancak Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/495 Esas sayılı dosyası bakımından talebin aşılarak fazla hesaplama yapıldığı, bu dosyada davacının talep edebileceği miktarın 95.003,38-TL olduğu, söz konusu tespit edilen bedele %40 oranında indirim oranı uygulandığında davacının talep edebileceği miktarın söz konusu dosya yönünden 57.002,03-TL olduğu, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıdan davaya konu dosyalardan dolayı talep edebileceği alacak toplamı olan 1.031.385,03-TL'nin 4.sırada iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Ankara 8. ASHM 2015/495 E sayılı dosya için 113.950,-TL avukatlık ücreti talep edildiğini, ilk bilirkişi raporunda 95.003,28 TL, ek bilirkişi raporunda ise 303.532,23 TL avukatlık ücretine hak kazanıldığının saptandığını; aradaki fark için davayı ıslah ettiklerini Islah talebi reddedilmiş olsa bile ek raporda alacağın 303.532,23 TL olarak hesaplandığı, bu durumda dava dilekçesindeki talep olan 113.950,-TL'ye hükmedilmesi gerektiğini, 15.09.2005 günlü avukatlık ücret sözleşmesi ile üstlenilen işler için vekalet ücretinden hakkaniyet indirimi yapılamayacağını, 07.05.2012 günlü avukatlık ücret sözleşmesine göre takip edilen dava dosyasında dava değeri üzerinden hesaplama yapılıp hakkaniyet indirimi uygulamasına gidilmesi gerektiğini, istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
Davalı iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, davacının vekillik üstlendiği birçok davanın halen derdest olduğunu, davacının vekilliğinin yasa gereği son bulduğunu, bu nedenle davacının vekalet ücretinin üst sınırdan hesaplanmasının hatalı olduğunu, talebin kabul edilmeyecek kadar yüksek ve uygulanan indirimlerin düşük olduğunu, Avukatlık ücretinin imtiyazlı olmadığını, alacağın kayıt talebinin reddiyle birlikte dördüncü sırada yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak davacı tarafın ıslah dilekçesi de göz önünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu talebin red açısından ve oranlama yapılan yargılama giderleri açısından göz önünde bulundurulmamasının hukuka aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartının sağlanmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar yaptıkları sözleşme ile yasal düzenlemeye uygun biçimde vekalet ücreti belirlendiği, davacının bu sözleşmeyi muvazaalı biçimde ve fazla bir bedel üzerinden yaptığı ya da bu sözleşme gereği hiçbir işlem yapmadığına ilişkin bir iddianın ve ispatın bulunmadığı, vekalet ilişkisinin iflas sebebiyle sona ermesi nedeniyle vekilin sarf ettiği emek ve mesai gözetilerek dava değeri üzerinden (Av.K m.164) makul ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması suretiyle ücretin belirlenmesi gerektiği, 15.09.2005 günlü avukatlık ücret sözleşmesi ile üstlenilen işin sonuçlandırıldığı ve verilen karar kesinleştiğinden avukatlık ücretinin tamamına hak kazanıldığı, bu alacak kaleminde indirim yapılması doğru olmayıp, bu tutarın masaya kaydı gerektiği, 07.05.2012 günlü avukatlık ücret sözleşmesine göre takip edilen dava dosyasında hak edilen vekalet ücretinin davanın değeri olan 3.654.417,79 TL 'den %25 üzerinden hesaplanan vekalet ücret tutarı 913.604,-TL olduğu. dava henüz sonuçlanmadan ve iflas nedeniyle her iki yanın bir kusuru olmaksızın vekalet ilişkisi iflasla sona erdiği için bu tutardan %20 oranında indirim ile 730.883,-TL’nin masaya kaydına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: ilk derece mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın kısmen kabulü ile; davacının müflis şirketten olan 1.860.223,59 TL alacağının 4. sırada kayıt kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı iflas idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde , istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 235, Avukatlık Kanununun 164, 166. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı iflas idaresi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!