WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2022/1560 E.  ,  2023/1575 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1042 E., 2022/43 K.
DAVA TARİHİ : 16.07.2018
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/519 E., 2021/158 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanmış olan İnşaat Yapım İşi Alt Yüklenici Sözleşmesine istinaden müvekkili firma tarafından yapım işi üstlenilen taşınmaz üzerindeki Ticari Reekreasyon İnşaatının kaba inşaat yapım işlerinin müvekkili firma tarafından yapılarak tamamlanarak davalıya teslim edildiğini, ihtarname keşide edilip süre verilerek son hak edişin imza edilmesi ve kesin hesap işlemleri için karşı tarafın davet edildiğini, hak edişlerle ilgili ödeme yapmayan ve son hak edişi de imzalamayan davalı aleyhine Ankara 8. Ticaret Mahkemesinin 2018/169 D.İş sayılı dosyası üzerinden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, tespit bilirkişisi raporunda müvekkilinin işi tam ve layıkıyla yaptığı, teslim ettiği ve ücretini hak ettiğinin açıkça belirtildiğini rapora miktar açısından itiraz etmekle birlikte inşaat imalat kalitesi ile ilgili tespitlere aynen katıldıklarını, davalı aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/7728 sayısı üzerinden başlatılan icra takibinin davalı tarafın haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek davalı tarafın Ankara 29. İcra Md. 2018/7728 sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; imalat süreci boyunca eksik ve ayıplı imalatlar bulunması nedeniyle davacının sürekli uyarıldığını buna karşın bu ayıplı imalatlara devam edilmesi ve eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle hakkedişlerin onaylanmadığını, tespit bilirkişi raporunda imalat bedeli 726.000,00 TL olarak gözükmesine karşın davacının başlattığı takipte 779.735,00 TL talep edildiğini, davacının takip talebinde gösterdiği bedeli neye göre belirlediğinin anlaşılamadığını, davacının talep ettiği bedel miktarınca düzenlediği bir faturası da bulunmadığını, müvekkili şirketin katılımı olmadan gerçekleştirilen bir tespit raporundaki değerlerin kabulünün mümkün olmadığını, icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu likit alacak bulunmadığını, eğer var ise alacağın yargılamayı gerektirdiğini savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 25.09.2017 tarihli alt yüklenici sözleşmesi uyarınca alt yüklenici olan davacı tarafça sözleşme uyarınca edinimlerinin projeye uygun olarak yerine getirildiği, yapılan imalatlarda herhangi bir eksik veya ayıp bulunmadığı, davalı tarafından eksik ve ayıplar hususunda davacının uyarıldığı iddia ediliyorsa da bu konuda bir ihtarname ya da benzeri bir belge sunulmadığı, davalı tarafından davacı alt yükleniciye 11.01.2018 tarihinde "1 No.lu Hakedişe Mahsuben Ödenen" açıklaması ile 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, inşaat bilirkişisinin yerinde inceleme sonucu davacı alt yüklenicinin yaptığı imalatın toplam tutarının 777.530,08 TL olduğu, imalat bedelinden 50.000 TL ödemenin düşülmesi sonucu davacı tarafın 727.530,08 TL imalat bedeli alacağı bulunduğu dolayısıyla Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2018/7728 sayılı takip dosyasından davalı tarafın 727.530,08 TL asıl alacak tutarına yapmış olduğu itirazın haksız olması nedeniyle davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takip talebinin 779.735,00 TL olduğunu, takibin ilamsız olduğunu, keşif yapıldığını, rapor alındığını, bedelin yargılama sırasında tespit edildiğini, alacağın likit olmadığını, kaldı ki kısmen kabul kararı verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/7728 Esas sayılı dosyasında 779.735,00 TL asıl alacak yönünden ilamsız icra takibi yapıldığı; takip öncesi davacı tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/169 değişik iş sayılı dosyasında imalat tutarının tespit ettirildiği; yargılama aşamasında ise alınan bilirkişi raporuyla alacak miktarının tespit edildiği; bilirkişi raporu doğrultusunda 727.530,08 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği; bu tespitler yukarıdaki açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması halinin söz konusu olmadığı ve dolayısıyla alacağın likit olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince icra inkar tazminatı yönünden kaldırılarak , asıl alacak yönünden miktar aynı kalmak üzere davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının istinaf kanun yoluna başvururken nispi harç yatırması gerekirken maktu harç yatırmış olduğu, istinaf başvurusunun incelenmemesi gerekirken incelenerek kabul edilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı olarak açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, sadece icra inkar tazminatından dolayı istinafa başvurulması sebebiyle maktu harç yatırılarak başvurunun incelenebileceği, itirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanununun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını genel mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nın 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; istenebilecek alacak miktarı bilirkişi raporu da alınmak suretiyle yapılan yargılama sonucu belirlenmiştir. Bu durumda likit bir alacak bulunduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi doğru olmuş, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.