6. Hukuk Dairesi 2022/1393 E. , 2023/1590 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/690 E., 2021/1066 K.
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : 13.06.2011
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali ve Üyeliğin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatifin üyesi iken ölen ...'ın mirasçıları olduklarını, davalı kooperatifin murisin ölümden sonra davacı mirasçılara haber vermeden murisi üyelikten ihraç ettiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile üyeliğin müvekkilleri adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kooperatif anasözleşmesi ve Kooperatifler Kanununa göre, mirasçıların murisin vefatından itibaren 3 ay içinde kooperatife başvurmaları gerekirken, ihraç kararından 11 yıl sonra bu davayı açmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2014 tarihli ve2013/70 Esas, 2014/90 Karar sayılı kararıyla; üyeliğin 14.10.1997 tarihinde murisin ölümü ile sona erdiği, davacıların ölümden yaklaşık onüç buçuk yıl sonra bu davayı açtıkları, ihraç kararı tebliğ edilmemiş olsa dahi uzun süre sonra bu davanın açılmasının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 23.12.2014 tarihli 2014/5436 Esas, 2014/8398 Karar sayılı ilamı ile muris ...'ın veraset ilamında murisin 1997 yılında öldüğü ve mirasçı olarak davacılar dışında ... isimli bir çocuğunun daha bulunduğu, bu durumda, diğer mirasçı ...'ın davaya muvafakatinin sağlanması ya da muris ...'ın terekesine temsilci tayin edilmesi amacıyla dava açmak üzere davacılara süre verilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 02.07.2018 tarihli ve 2017/347 Esas, 2018/279 Karar sayılı kararı ile; üyeliğin 14.10.1997 tarihinde murisin ölümü ile sona erdiği, davacıların ölümden yaklaşık on üç buçuk yıl sonra açtıkları bu davaya kadar ortaklığı devam ettirmek istedikleri yönünde kooperatife başvurmadıkları gibi bu yönde eylemli davranış içinde bulunmadıkları, ihraç kararı tebliğ edilmemiş olması gerekçe gösterilerek bu davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 18.01.2021 tarihli 2018/2350 Esas, 2021/72 Karar sayılı ilamı ile; davalı kooperatifçe ölüm olayının kooperatife bildirildiği tarihte, ölen ortağın mirasçıları ve adresleri ayrı ayrı belirlenip mirasçıların anasözleşmenin 16. maddesi uyarınca temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarılmaları gerektiği, davacıların murisi ...'ın davalı kooperatifin üyesi olduğunu bilmelerinin kendilerinden beklenemeyeceği açık olduğu gibi, bilgileri olduğuna ilişkin belge de bulunmadığından aradan geçen süre belirtilerek TMK’nun 2. maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kooperatifin muris ...'ın ölümünün kendilerine bildirilmesi üzerine ana sözleşmenin 16.maddesi uyarınca mirasçı davacıları temsilci tayin edip bildirmeleri ve ortaklığa devam edip etmeyecekleri konusunda uyarmaları gerektiği her ne kadar davalı Kooperatif tarafından murisin ölümünden 13,5 yıl sonra ileri sürülen davacı taleplerinin dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de, davacıların muris ...'ın davalı kooperatifin üyesi olduğunu bilmelerinin kendilerinden beklenemeyeceği, bununla birlikte davacıların muris ...'ın davalı Kooperatifin üyesi olduğunu bildiklerine dair dosya kapsamında delilin de mevcut olmadığı, bu sebeple davanın kabulü ile davacıların murisinin üyelikten ihracına ilişkin Kooperatif Yönetim Kurulu'nun kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların murisinin ölümünden önce de (K) Belgesi ve kamyonu bulunmadığını, davacının kamyonculuk faaliyetinde bulunmadığını, davacılar tarafından murislerinin dosyaya kamyonculuk alanında faaliyet gösterdiğine ilişkin faaliyet belgesi ya da herhangi bir başka delil sunamadığını, davacıların murisi ve davacıların 15 yılı aşkın bir süredir aidat ödemedikleri, böyle bir borcu olup olmadığını takip etmedikleri, kooperatifle ilişkili herhangi bir faaliyette bulunmadıkları tüm bunlar davacının üyeliğinin sona erdiğini zımnen kabul ettiğini ve kötü niyetli olarak dava açtığını gösterdiğini, tenkise tabi hak düşürücü süre olan 10 yıllık sürenin de geçtiği dikkate alındığında TMK'ya göre subjektif ve objektif iyi niyet kuralları ve hakkaniyet ilkesi çerçevesinde davanın reddi gerektiğini temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris hakkındaki ihraç kararının iptali ile kooperatif üyeliğinin davacı murisleri adına tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, Kooperatifler Kanunu 14. maddesi
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!