WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/5428 E.  ,  2024/1462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/188 E., 2016/575 K.
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanığın temyizinin mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2016 tarihli ve 2016/667 Esas sayılı iddianamesiyle; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1, 106/1-1. cümle, 106/2-a, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/575 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik 5237 sayılı Kanun'un 125/1 inci maddesi kapsamında hakaret suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, suçun şikâyete tabi olduğu, mağdur ...'ın şikâyetinden vazgeçtiği anlaşıldığından vaki şikâyetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/1, 8 inci maddeleri uyarınca sanık ... hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmiştir.

3. Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca, 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve ikinci kez tekerrüre karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.01.2021 tarihli ve 2016/343361 sayılı, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Suçun sabit olmadığı, mahkûmiyete elverişli kesin bir delilin bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine,
2. Mahkeme gerekçesinin eksik olduğuna,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 09.02.2016 tarihinde gece saatlerinde sanık ...'ın eşi olan mağdur ...'in, sanığın kendisine hitaben "seni öldüreceğim, seni keseceğim, hakkımda şikâyetçi olsan da bir şey yapamazsın, senin anan da orospu sen de orospusun kahpelik senin içine işlemiş" diyerek hakaret ve tehditte bulunduğu ve aynı gün sabah saat 08.30 sıralarında ise eline aldığı ancak ele geçmeyen silahtan sayılan keser ile yanına gelip "seni keseceğim" diyerek üzerine yürüyüp tehditte bulunduğu iddiasıyla şikâyetçi olduğu anlaşılmaktadır.

2. Sanığın inkara yönelik savunmaları dosyada mevcuttur.

3. Müşterek çocuk tanık N.A.'nın babası sanık ... ile annesi mağdur ... arasında olay günü sözlü tartışma geçtiğini, tartışma sırasında babası Mithat'ın annesi Seval'e yönelik "Seni öldüreceğim, keseceğim" şeklinde sözler söylemediğini, babasının elinde keser görmediğini, olayın yanında gerçekleştiğini ve olayı tamamen gördüğünü, babası sanık ...'ın elinde keser olmadığına yönelik beyanı dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Sanık ...'ın eşi olan mağdur ...'in, 09.02.2016 tarihinde gece saatlerinde başlayıp sabaha kadar sanığın kendisine hitaben "seni öldüreceğim, seni keseceğim, hakkımda şikâyetçi olsan da bir şey yapamazsın..." diyerek tehditte bulunduğu ve aynı gün sabah saat 08.30 sıralarında ise eline aldığı ancak ele geçmeyen silahtan sayılan keser ile yanına gelip "seni keseceğim" diyerek üzerine yürüyüp tehditte bulunduğu iddiasıyla şikâyetçi olmuş ise de, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, tehdit ve hakaret olayının yaşanmadığını, çocukların panikleyip polise haber vermeleri ve polise beyanları nedeniyle yalancı çıkmamaları için tehdit iddiasında bulunduğunu ifade etmiş, olayın tanığı müşterek çocuk N.A.'nın da tehdit olayının yaşanmadığını beyan etmiş, sanık ise tüm aşamalarda suçlamaları reddetmiştir. Bu durumda 09.02.20216 günü gece başlayıp sabaha kadar devam eden eylemin tek bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği, başka bir ifadeyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemi yerinde görülmüş olup Tebliğnamedeki görüşe bu nedenle iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Suçun Sabit Olmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık aşamalardaki savunmalarında tehdit içeren sözler söylemediğini, silahtan sayılan keserle mağduru tehdit etmediğini iddia etmiş, mağdur ... hazırlık ifadesinde sanığın tehdit içeren eylem ve sözlerini ifade etmiş, tehdit eyleminin olay günü gece başlayıp sabaha kadar devam ettiği ve sabah 8.30 civarında da sanığın eline silahtan sayılan keseri alıp mağdura hitaben "Seni öldüreceğim" şeklinde sözler söylediğini beyan etmiş, kovuşturma aşamasındaki beyanında ise tehdit ve hakaret olayının yaşanmadığını, çocuklarının polise haber vermesi ve telefonda polise söyledikleri nedeniyle yalancı çıkmamaları için hazırlık ifadesinde tehdit ve hakaret olayından bahsettiğini ifade etmiştir. Müşterek çocuk tanık N.A.'nın babası sanık ... ile annesi mağdur ... arasında olay günü sözlü tartışma geçtiğini, tartışma sırasında babası Mithat'ın annesi Seval'e yönelik "Seni öldüreceğim, keseceğim" şeklinde sözler söylemediğini, babasının elinde keser görmediğini, olayın yanında gerçekleştiğini ve olayı tamamen gördüğünü, babası sanık ...'ın elinde keser olmadığını beyan etmiştir.

Oluş ve dosya içeriğine göre; olay günü sanığın eşi olan mağdura yönelik "Seni öldüreceğim, seni keseceğim, hakkımda şikâyetçi olsan da bir şey yapamazsın..." diyerek tehditte bulunduğu ve aynı gün sabah saat 08.30 sıralarında ise eline aldığı ancak ele geçmeyen silahtan sayılan keser ile yanına gelip "Seni keseceğim" diyerek üzerine yürüdüğü olayda; her ne kadar mahkemece tamamlanmış iki ayrı tehdit eyleminin var olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın aynı kast ve mağdura yönelik olarak kesintisiz bir şekilde gerçekleştirdiği eylem ve söylemlerin tek tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/575 Karar sayılı kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.