6. Ceza Dairesi 2023/20945 E. , 2024/1370 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
Silahla tehdit suçundan sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a, 43/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2010 tarihli ve 2009/167 Esas 2010/129 sayılı kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.04.2014 tarihli ve 2012/35713 Esas 2014/11065 karar sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılaması sonucunda sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/1, 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/177 esas, 2015/233 sayılı kararının 14.07.2015 tarihinde kesinleşmesini takiben, sanığın denetim süresi içerisinde 23.09.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanarak, adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/1, 29/1 ve 62/1. maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/70 Esas, 2020/337 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 30.10.2023 gün ve 94660652-105-75-3120-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.12.2023 gün ve 2023/116846 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan silahla tehdit suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında,
Sanığın müsnet suçu 13.06.2009 tarihinde işlediği, bozma öncesi yapılan yargılamada 03.06.2010 tarihinde sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, sanığın hakkında verilen 28.05.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 14,07.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 23.09.2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 14.07.2015 ile 23.09.2015 tarihleri arasında (2 ay 9 gün) dava zamanaşımı süresinin durduğu, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 23.09.2015 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ve son olarak 04.12.2020 tarihinde sanık hakkında hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla; zamanaşımının durduğu süreler (2 ay 9 gün) mahsup edildikten sonra, zamanaşımını kesen son işlem olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu suç yönünden bozma öncesi verilen mahkûmiyet kararının tarihi olan 03.06.2010 tarihinden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen 04.12.2020 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ...'un eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 43/2 maddelerinde düzenlenen tehdit suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e uyarınca hesaplanan 8 yıllık asli dava zamanaşımının (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.07.2015 tarihi itibariyle duran zamanaşımının, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 23.09.2015 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmekle; buna göre oluşan 2 ay 9 günlük durma süresi de dikkate alındığında) bozma öncesi verilen mahkûmiyet karar tarihi olan 03.06.2010 ile son mahkûmiyet hükmünün açıklandığı 04.12.2020 tarihi arasında gerçekleştiği gözetilmeden, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, Göle Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2020 tarihli ve 2020/70 Esas, 2020/337 karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!