6. Ceza Dairesi 2023/17852 E. , 2024/1632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/218 E., 2015/452 K.
SUÇLAR : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Mahalli mahkemece sanığın yokluğunda kurulan hükmün karar eteğinde kanun yolunun "Mersin Ağır Ceza Mahkemesine itirazı açık olmak üzere" şeklinde gösterilmek suretiyle kanun yoluna başvuruda yanıltma nedeniyle sanık müdafiisi tarafından öğrenme üzerine yapılan temyiz başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-c, 53 üncü 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2.Mersin 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/218 Esas, 2015/452 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/2-c,62,53,58 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis, cezası ile cezalandırılmasına, mükerrir olduğuna ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yasaya ve usule aykırı hükmün bozulması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ...'ın mağdurun eşi ...'den 700,00 TL alacağı olduğu ve olay günü alacağını istemek için yanında diğer sanık ... ile birlikte mağdurun ikametine gittikleri, kapıyı açan mağdura ... ile görüşmek istediklerini belirttikleri, mağdurun ...'in içeride olduğunu ve dışarı bırakmayacağını söyleyince sanık ...'in, " Senin kocan hiç dışarı çıkmayacak mı bana olan borcunu ödesin, ödemezse onu öldürürüm" dediği, mağdurun, sanık ...'in yanında olan ...'in kendilerine olan borcunu ödemesi halinde borçlarını ödeyebileceklerini söylemesi üzerine, sanık ...'in de diğer sanığın eylemine katılarak mağdura karşı "ben senin kocanın borcunu kocanı gömerim de öyle öderim" şeklinde tehditli sözler söylediğinin, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Mağdur olay sonrası sıcağı sıcağına alınan ifadesinde olay bölümü (1) nolu bentteki gibi beyan etmiştir.
3.Sanık ... aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. ... ile ... benim köylüm olur. ... yaklaşık bir sene önce benden 700,00 TL para borç para almıştı ancak aramızda herhangi bir senet yapmadık, ... bu borcunu bu zamamana kadar bana ödemedi olay günü ... ile ...'in ikametine alacağımı görüşmeye gittim eşi olan ... açtı eşini çağırmasını ve konuşaçağımızı söyledim o da bana evde ama ben kocamı çağırmıyorum sana olan borcumuzu da öderiz dedi, ben de bu konuları eşin ile görüşelim dediğim sırada ... bağırarak siz evimi basıyorsunuz dedi ben de müştekiye borç para verdiğimi, borcumun ödenmediğini, kötü bir şey mi yaptık diye söyledim, bundan sonra ... ile aramızda tartışma çıktı tehditte bulunmadım.." şeklinde beyanlarda bulunarak suçlamayı kabul etmemiştir.
4.Mağdur ... kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, "Ben olay tarihinden önce ...'dan borç para almıştım, ancak ödeyemedim, olay tarihinde köylümüz olan her iki sanık ben evde yokken eve gelmişler, eşim ile tartışmışlar, ben tartışmaları duymadım, sanıkların beni öldüreceklerine dair beyanda bulunmuş isem de eşim olayı yanlış anladığı için ben de onun beyanlarına göre beyanda bulundum, benim bu olaylardan dolayı her hangi bir şikâyetim yoktur.." şeklinde beyan etmiştir.
5.Temyiz dışı sanık ... ile tanık M.B'nin ifade tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
III. GEREKÇE
A.Yasaya Ve Usule Aykırı Hükmün Bozulması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun olay sonrası sıcağı sıcağına alınan ifadesindeki beyanlarının tanık M.B'nin anlatımları ile desteklenmesi, sanığı tevil yollu ikrarı, mağdur ... ve temyiz dışı sanık ...'in anlatımları kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, dikkate alındığında, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı anlaşılmakla, temyiz sebepleri yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Ancak, mağdurun olay sonrası sıcağı sıcağına alınan ifadesinde, sanığın eşinden olan alacağını isterken iletilmek suretiyle öldürmekle tehdit ettiğini ileri sürdüğünün ve yokluğunda tehdit edilen ...'in sanığa borcu olduğunu ikrar ettiğinin ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesinde yazılı hukuki alacağın tahsili amacıyla birden fazla kişiyle birlikte tehdit suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 106/2-c maddesinin gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, mahkûmiyet kararının verildiği 07.10.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar dava zamanışımını kesen başka bir işlem olmadan geçmiş bulunduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (B/2) başlıkla paragrafta açıklanan nedenle Mersin 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2015 tarihli ve 2015/218 Esas, 2015/452 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1-1 bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8 inci maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!