WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/16641 E.  ,  2024/1390 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI : 2022/5623 Değişik İş
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

"Tehdit" ve "hakaret" suçlarından şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.05.2022 tarihli ve 2022/106619 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/5623 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.06.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi uyarınca, 04.04.2023 tarihli ve 94660652-105-34-30292-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2023 tarihli ve 2023/41350 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41350 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, müşteki ile şüpheli arasında daha önceye dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde şüphelinin müştekinin ikametgahına giderek "Eğer 10 dakika içerisinde bbamında bahçesine gelmezsen çok kötü şeyler olacak" "Senin boynunu burada kırarım" "Oğlun ... yarın notere gelerek imza vermezse onu öldürürüm" "Ananı s..., o... Çocuğu" şeklinde sözler söylediğinden bahisle tehdit ve hakaret suçlarının işlendiğinin iddia edildiği olayda, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin alınan savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair müştekilerin soyut iddiaları dışında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delilin de elde edilemediği gerekçesiyle bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin beyanında "10 dakika içinde dedemin bahçesinde görüşelim eğer gelmezsen geri dönüşü olmayacak şeyler yaşanacak şeklinde konuştum." "Ben de çok sinirlendim ve bir şeyler söyledim" şeklinde tevilli ikrarda bulunduğu, ayrıca dosya kapsamında tanık ...'in beyanlarının müşteki beyanlarıyla da uyumlu olduğu, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 inci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği düzenlenmiştir.

2. İnceleme konusu olayda; müşteki ile şüpheli arasında daha önceye dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde şüphelinin müştekinin ikametgahına giderek "...eğer 10 dakika içerisinde babamın bahçesine gelmezsen çok kötü şeyler olacak...senin boynunu burada kırarım...oğlun ... yarın notere gelerek imza vermezse onu öldürürüm...ananı sinkaf ederim, orospu çocuğu" şeklinde sözler söylediğinden bahisle "tehdit" ve "hakaret" suçlarının işlendiğinin iddia edildiği olayda; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüphelinin üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, herhangi bir tanığı olmayan olayda müştekinin soyut iddiası dışında şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davasını açmaya yeterli şüphe oluşturacak delilin elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin beyanında "10 dakika içinde dedemin bahçesinde görüşelim eğer gelmezsen geri dönüşü olmayacak şeyler yaşanacak şeklinde konuştum...ben de çok sinirlendim ve bir şeyler söyledim, ne söylediğimi tam olarak hatırlamıyorum" şeklinde tevilli ikrarda bulunduğu, ayrıca dosya kapsamında tanık ...'in beyanlarının müşteki beyanlarıyla da uyumlu olduğu, delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu, anılan bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden "itirazın kabulü" yerine yazılı şekilde "itirazın reddine" karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 24.06.2022 tarihli ve 2022/5623 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.