6. Ceza Dairesi 2023/13403 E. , 2023/10426 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birden fazla kişi ile tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çivril Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/444 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2011 tarihli ve 2011/201 Esas, 2011/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 30.06.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 08.07.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yaralama suçunu işlediğine ilişkin Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2014/1184 Esas, 2015/322 Karar sayılı kararı ile yaralama suçundan 1.500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 18.03.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/371 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilerek hüküm açıklanmıştır.
4. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/371 Esas, 2015/608 Karar sayılı kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 15.04.2021 tarihli, 2018/3529 Esas, 2021/13405 Karar sayılı kararı ile;
"Sanığa ait mahkumiyet kararının açıklandığı tarihinden itibaren hukuki sonuç doğurmaya başlayacağı için, açıklanması yönünden CMK'nın 231/1-4. maddesinde öngörülen yönteme bağlıdır. Deneme süresi içerisinde suç işlenmiş olması nedeniyle yeniden duruşma açılmasının amacı, oluşan yeni durum karşısında duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanığın bir şekilde haberdar edilmesini ve bu şekilde savunma hakkının kısıtlanmasını önlemektir. Bununla birlikte, duruşmanın usulüne uygun olarak sanığa bildirilmesine karşın duruşmaya katılmaması halinde, önceki savunması ile yetinilerek, hüküm kurulabilecektir. Bu itibarla, denetim süresi içerisinde suç işleyen sanığa ihtarlı duruşma daveti tebliğinin gerektiği halde karar duruşmasında sanığa çıkarılan davetiye parçasının dönmediğinin belirtilmesine karşın sanığın savunması alınmadan hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,"
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/746 Esas, 2022/654 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2022 tarihli 2022/110320 sayılı, hükmün onanması, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Suçu işlemediğine,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine,
3. Hakkında indirim, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde mağdurun kız arkadaşı ile yolda yürürken alkollü olan sanık ... ve temyiz dışı sanıkların içinde bulunduğu 20 .. .... plakalı aracın mağdurun ve kız arkadaşının yanından geçerken temyiz dışı sanığın, mağdur ...'a "Ana...s...çocuğu kız arkadaşını ben götüreyim" diyerek sinkaflı küfürler ettiği, ardından aracın ayrıldığı, bir süre sonra sanığın ve diğer temyiz dışı sanıkların içinde bulunduğu aracın yine mağdurun yanında durduğu ve temyiz dışı sanığın "Gelin sizi biz götürelim" dedikten sonra mağdur ...'a "Adam ol, gel dayağımızı ye ondan sonra gidersin" dediği, anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça iştirak eden M.Y. hakkında verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2015/9069 Esas, 2019/11895 Karar sayılı kararı ile, "Sanığın yüzüne karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, itiraz süresinin ''tefhim'' yerine ''tebliğ'' tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek, kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açılması nedeniyle kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı gözetilmeden hükmün açıklanmasına karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına, bozma sonucunun hükmün açıklanması halinde sanık ...'a sirayet ettirilmesine, karar verildiği belirlenmekle, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve zaman aşımının durmadığı belirlenmekle yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının e bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zaman aşımının, suç tarihi olan 26.02.2011 tarihi ile inceleme tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çivril Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarihli ve 2021/746 Esas, 2022/654 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!