WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/4300 E.  ,  2024/1534 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2155 E., 2020/284 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.11.2018 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h, 53 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2019 tarihli ve 2018/491 Esas, 2019/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/2155 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanığın yağma suçunu işlediğinin sabit olduğu ve mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde sanık ile katılanın sanığın kardeşinin iş yerinde bir araya geldikleri, akabinde katılanın aracı burada olduğu halde sanığa ait araç ile tanık E.'nin iş yerine gittikleri, burada alkol aldıkları gece geç saatlerde gittikleri bu işyerinden ayrıldıkları, yine sanığa ait araç ile giderlerken belirlenemeyen sebep ile alkolünde verdiği etki ile tartıştıkları ve kavga ettikleri, sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek vücudunda hayati fonksiyonlarını bir derecesinde kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı, tanık Ö.'nün beyanı gözetildiğinde sanık savunmasına itibar edilerek, sanığın eyleminin tahrik altında gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği bu şekilde sanığın sebebi belirlenemeyen bir şekilde çıkan tartışma sonucunda katılanı yaraladığının sabit olması nedeniyle yaralama suçundan cezalandırılmasına, yağma suçundan ise katılanın bu konudaki iddialarının soyut kaldığı ... paraların miktarı, adet sayısı bu miktardaki paraların üzerinde akşam ve gece vakti taşınmasının hayatın olağan akışına aykırı oluşu, katılanın kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere iş adamı olmasına rağmen bu miktarda ve sayıda olan paranın katılan tarafından taşınmasının mümkün bulunmaması, sanığın bu konudaki iddiayı aşamalarda istikrarlı bir şekilde kabul etmeyişi, sanıkta bu paraya rastlanmaması birlikte değerlendirildiğinden atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden arınmış, sanığın mahkûmiyetine yeter derecede, kesin inandırıcı ve somut delil elde edilemediğinin, kabulü ile karar verildiği anlaşılmıştır.

2. Katılan hazırlık aşamasında Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde özetle, “.. aracımla oto sanayide ki ...’un işyerine gittim abisi sanık ... ile beni tanıştırdı, bir süre oturduktan sonra ben ve sanık, ...’nin iş yerine gittik viski içmeye başladık, saat 19.30 sıralarında ... aracımın anahtarını getirip bıraktı saat 23.30 sıralarında ben ve sanık, sanığın aracıyla ...’un iş yerine doğru gitmek için yola çıktığımızda, kısa bir mesafe gittikten sonra sanık elinde bulunan sert bir cisimle yüzüme vurdu, arabayı durdurdu, benim bulunduğum kapıyı iki kişi açtı hep beraber beni arka koltuğa yatırıp göğüs ve diz kısmıma oturup darp ettiler, ben bu sırada kendimden geçmişim, akabinde kendime geldiğimde boğazımın sıkıldığını hatırlıyordum, .. tuvalet ihtiyacım olduğunu söyleyince bir petrolde durduk. Sanık orada çalışan bir şahısla sarıldı, bu sırada ben polis ve jandarmaya haber vermelerini söyledim, polise haber verince ben petrol istasyonunda kaldım sanık gitmişti, polisler beni ilk önce karakola götürdüler ancak alkollü ve yaralı olduğum için hastaneye götürdüler taburcu edildim, bu olaydan sonra ben personelimi alarak ...'un yanına gittim,benim gözlüğümü, yaptırdı, aracımın anahtarını ise bir sonraki gün ... beni arayıp abisinin aracının arka koltuğunda paspas bölümünde bulduklarını söyledi olay sırasında benim üzerimde yurtdışında yaşayan abimin tedavisi nedeniyle sık sık yurtdışına gitmek zorunda kaldığımdan 10. bin ABD doları ve 10 bin Euro paramın araç içerisinde benden alındığını anladım.. kolluk personeliyle hastanede yaptığım görüşmedeki ifadelerim belki alkolün etkisiyle öyle olmuştur, belki de polis memurları yanlış anlamışlardır. Ben aracımla giderken benim aracımın önü kesilmedi aksine ben araç içerisinde ...'la bulunduğum sırada ... beni bir cisimle darp etti diğer şahıslarda beni arka koltuğa almışlardır. Bunun yanında ben dolar ve euro olarak toplam 20 bin olarak belirtmiştim. O ifademde geçen av tüfeği ve TL olan param daha sonra yaptığım kontrolde arabamdaydı.. iddia edildiği gibi ...'a yönelik kasti bir hareketim yoktur, ancak kendimi kurtarmak amacıyla yapmış olduğum hareketler olabilir.” şeklinde beyanda bulunmuş, kovuşturma aşamasında ise özetle, “..benim üzerime basarak yüzümü darb ettiler, çok uzun bir süre bana bu şekilde vurdular, akabinde ben kendimden geçtim kendime geldiğimde sanık araçta yalnızdı zannediyorum beni öldüm diye ıssız bir yerlere atmak amacıyla götürdüğünü düşündüm sonra bir ışık görünce kendime bir cesaret geldi ve nereye gidiyoruz beni kaçırıyor musun dedim bu sırada telefona da kaydetmeye başladım, daha sonra ben ısrar edince bir istasyona girdi, ben istasyona girer girmez beni kaçırıyor ve bana darp eyleminde bulunduğundan dolayı bir yerlere atacak düşüncesiyle kendisi ile mücadeleye giriştim sanık benden kurtulup araçtan indi orada bulunan bir şahısla tokalaştı, akabinde de ben aşağıya indim, sanığa seni kim tuttu, bunu niye yaptın diye sordum ve fakat sanık cevap vermedi, sadece gülüyordu, sonrasında da olay yerinden gitti, kısa bir süre sonrada polisler geldi, .. hastaneye giderken bu paraların olmadığını aracımın anahtarının olmadığını ve gözlüğümün de olmadığını farkettim,..ben çok ciddi bir travma geçirdiğim için evden çıkacak psikolojik durumda sahip değildim, bu nedenle kendimi toparladıktan sonra emniyetin davetine icabet edebildim, benim ayrıca aracımda da gizli bölmede 6.000 EURO para ile araçta ayrıca 2 tane yivli tüfek vardı, bunlara herhangi birşey olmamıştı.. şeklinde beyanda bulunmuştur.

3. Sanık aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, ".. olay tarihinde işyerimize bir iş için gelmişti, daha sonra bir arkadaşın yanına beraber gittik, orada ikimizde akşamdan gece yarısına kadar alkol aldık, daha sonra kendisini evine bırakmak için beraberce benim aracımla çıktık, fakat ikimizde alkollü olduğumuzdan yolumuzu kaybettik, bir anda bana yolda yolumuzu kaybettiğimiz için tepki göstererek beni kaçırıyormusun diyerek araç içerisinde benimle mücadele etmeye çalıştı, daha sonra yolumuzu bulmak amacıyla bir istasyona sığındık burada da benim boğazımı sıkmaya çalışıyordu bende buna tepki gösterdim, halen bu mücadelesi devam ederken orada çalışanlar bizi araladı, benden şikayetçi olduğunu söyledi ve polisi aramasını ben söyledim, ancak ben polis gelmeden hakaret ettiği için olay yerinden ayrılıp gittim, bana sen beni kaçırıyormusun deyip boğazımı sıkarak beni boğmaya çalıştı, bende şahıstan kendimi kurtarmak için itekledim ama alkollü olduğumuz İçin kendimi savunmak için belki şahsa vurmuş olabilirim ama kesinlikle kasten şahsı darp etmedim. Hatta kaza yapmamak ve şahıstan kurtulmak için aracı durdurup aşağıya indiğimde de üzerime saldırıp beni yere yatırıp boğazımı sıkarak beni boğmaya çalıştı» ben şahsı itekledim ve tekrar aracımın arka koltuğuna alıp evine götürmek için yola çıktım ama yolu bulamadığımdan dolayı.. bir petrole gittim. ... bana hakaretler etmeye devam etmesi üzerine ben şahsı petrolde aracımdan indirip evime gittim.." şeklinde beyanları ile suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Tanık Ö.S. aşamalarda alınan ifadelerinde özetle, "olay tarihinde ben ... isimli petrol istasyonunda gece vakti çalışıyordum, bir araç saat 02.00 civarı petrol istasyonu çıkışında durdu, akabinde aracın içerisinde arka koltukta oturan müşteki ön şoför koltuğunda oturan sanığın boğazına sarılmış vaziyetteydi, boğazına sarılan müşteki aynı zamanda polis çağırın diye bağırıyordu, bende hemen polise haber verdim, akabinde her şahsın dışarıya çıktığını gördüm, ikisi ayrı vaziyetteydi, sonra yeniden kavga ortamı oldu, ben müştekinin dışarı çıktığında üzerinin kanlı vaziyette olduğunu bizzat gördüm, akabinde bunlar yeniden birbirine girince ben sanığı alıp uzaklaştırdım, müşteki ise ağza alınmayacak şekilde ağır küfürler etmeye devam ediyordu, ancak ben sanığı bırakmadığım için bir araya gelip yeniden kavga etmediler, daha sonra sanık aracına binerek ayrıldı, her iki şahısta alkollü oldukları belliydi, ancak sanık müştekiye göre biraz daha ayıktı, sanık gittikten sonra müşteki banada küfürler etti ben sesimi çıkarmadım, daha sonra polis geldi, polisin gelmesi biraz uzun sürdü, polis geldikten sonra müşteki yine hakaretler ederek pompacı olan benden giden sanıktan şikâyetçi olduğunu, kendisinin kadınını, arabasını gasp ettiklerini polise söyledi, akabinde de polis şahsı alıp götürdü, kavga esnasında " seni kim tuttu lan "diyerek sanığa müşteki beyanda bulunuyordu.." şeklinde beyanda bulunmuştur.

5. Tanıklar E. A.A, E.D. ve tutanak imzacısı Ö.K'nin ifade tutanakları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor, kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme, olay araştırma ve katılan ile olay sonrası yapılan görüşmeye ilişkin düzenlenen tutanaklar, bilirkişi raporu, dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/2155 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararı ile, "Hukuki Süreç" başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın Atılı Suçu İşlediğinin Sabit Olduğuna, Mahkûmiyetine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın hayatın olağan akışına uymayan aşamalardaki çelişkili beyanları, tanıklar Ö.S'nin anlatımları, tanık beyanları, katılan hakkında düzenlenen adli rapor, kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme, olay araştırma ve katılan ile olay sonrası yapılan görüşmeye ilişkin düzenlenen tutanaklar, bilirkişi raporu ile sanığın aşamalardaki ifadelerinde suçlamayı kabul etmediği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinin ".. katılanın bu konudaki iddialarının soyut kaldığı, paraların miktarı, adet sayısı bu miktardaki paraların üzerinde akşam ve gece vakti taşınmasının hayatın olağan akışına aykırı oluşu, katılanın kendi beyanı ile de sabit olduğu üzere iş adamı olmasına rağmen bu miktarda ve sayıda olan paranın katılan tarafından taşınmasının mümkün bulunmaması, sanığın bu konudaki iddiayı aşamalarda istikrarlı bir şekilde kabul etmeyişi, sanıkta bu paraya rastlanmaması birlikte değerlendirildiğinden atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden arınmış, sanığın mahkumiyetine yeter derecede, kesin inandırıcı ve somut delil elde edilemediğine.." ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından belirtilen nedenlerle katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/2155 Esas, 2020/284 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2024 tarihinde karar verildi.