6. Ceza Dairesi 2022/3864 E. , 2024/1375 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2264 E., 2020/620 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi red, kısmi onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümler yönünden 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ... yönünden ise hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanıklar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/6558 No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi 35 inci, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.04.2019 tarihli ve 2017/406 Esas, 2019/152 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan aynı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise nitelikli yağma suçundan açılan kamu davası hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin,25.02.2020 tarihli ve 2019/2264 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Sanığa ek savunma hakkı verilmediğine, hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılarak karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin tartışılmadığına, alt sınırdan uzaklaşılması ve takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Delillerin yanlış değerlendiriliğine, sanığın mahkûmiyetine yeter mahiyette delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Katılan vekilinin temyiz istemi
Beraat eden sanık ...'ın da cezalandırılması gerektiğine, sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kalmadığına ve suçun tamamlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Astsubay olarak görev yapan sanık ...'un katılanın kızının mağduru olduğu başka bir soruşturmada görev yaptığı, bu sırada katılanın maddi durumunun iyi olduğunu ve kızına düşkün bir baba olduğunu fark ettiği, diğer sanık ...'i azmettirerek katılana ve kızına ilişkin özel bilgileri verdiği ve sanıktan katılanı kızı ile tehdit ederek para almasını söylediği, sanık ...'in katılanı arayarak ''biliyorsun çalınan araba bulundu, şimdi adamlarım zor durumda, bunun bir bedeli ve diyeti olacak, bunu sen de ödeyeceksin ailen de ödeyecek, bir saat sonra arayarak ne istediğimi sana söyleyeceğim'' dediği, yarım saat sonra tekrar arayarak katılana ''biz seni çok iyi tanıyoruz biliyoruz, kızını da psikoloğa götürmeye başlamışsın, gözüm yok ama Range de biniyorsun, huzuruna ne kadar değer verdiğini biliyoruz aynı zamanda sözünün eri olduğunu da gayet iyi biliyoruz, bana 300.000,00 TL para vereceksin, sana yarın saat 12'de parayı nereye götüreceğini söyleyeceğim, polise gidebilirsin ama sonuçlarına katlanırsın'' diyerek katılanı tehdit ettiği, katılanın sanık ... ile pazarlık yapmaları üzerine 200.000,00 TL'ye anlaştıkları ve sanık ...'nin ''yarısını yarın getirirsin, yarısını Pazartesi'' diyerek telefonu kapattığı, katılanın polise başvurarak olayı anlattığı, sanık ... ile katılanın İstinye AVM'de buluşmak üzere sözleştikleri, bu sırada polisin AVM içinde ve çevresinde tertibat aldığı, sanık ...'nin yönlendirdiği sanık ...'ın katılanın oturduğu İstinye Fırını isimli kafeye giderek katılanın masasına oturduğu ve katılandan para çantasını istediği, katılanın çantayı ...'a verdiği ve ...'ın kafeden çıktığı sırada polis tarafından yakalandığı, yakalanan ...'ın polise kendisini yönlendiren kişi olarak ...'yi göstermesi sonucu ...'nin de yakalandığı ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanıklar ... ve ...'un aşamalarda çelişkili ve kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarda bulunduğu görülmektedir.
3. Sanık ...'ın sanık ...'in çalışanı olduğu, yabancı uyruklu olduğu, savunmalarının istikrarlı olduğu ve sanık ...'la bir iletişiminin olmadığı, sanık ...'le ise olay günü savunmasıyla uyumlu şekilde iletişime geçtiği anlaşılmaktadır.
4. Sanık ...'in aracından ele geçirilen ve 06.09.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre sanığın el ürünü olduğu tespit edilen kağıtta katılanın kızına ait bilgilerin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
5. Katılanla iletişime geçilen telefon ile hattın sanık olay günü sanık ... üzerinden ele geçirildiği görülmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık ... yönünden hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
2. Her ne kadar sanık ... müdafi tarafından sanığa ek savunma hakkı verilmediği ileri sürülmüşse de, 11.12.2018 tarihli celsede sanıklar ve müdafilerine 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri yönünden ek savunma hakkı verildiği, 02.04.2019 tarihli celsede de iddia makamı tarafından sunulan mütalaada sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza talep edildiği, sanıklar ve müdafilerinin bu mütalaaya karşı süre istemeksizin savunma yaptığı anlaşılmakla sanık müdafinin bu konudaki temyiz talebi yerinde görülmemiştir.
3. Sübuta ve hükme yönelik temyiz talepleri yönünden ise; sanık ...'in atılı suçu işlediği yakalama tutanağı, sanığın tevil yollu ikrarı, diğer sanıkların beyanları, Olay ve Olgular başlığında 4 ve 5 numaraları bentlerde yer alan deliller ışığında sabit olmakla; sanık ... hakkında ise diğer sanıklarla iştirak halinde olduğunu gösterir savunmasınına aksini ispat edecek kesin mahiyette delil bulunmadığından, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet, sanık ... hakkında ise kurulan beraat kararında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin,25.02.2020 tarihli ve 2019/2264 Esas, 2020/620 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!