WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/31 E.  ,  2023/10315 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.02.2012 tarihli ve 2012/419 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 ncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2013 tarihli ve 2012/68 Esas, 2013/236 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinc fıkrasının (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

3. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2013 tarihli ve 2012/68 Esas, 2013/236 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli 2017/3930 Esas, 2019/6219 Karar sayılı kararı ile;
"...1-) Nitelikli yağma suçunu sanık ... ile birlikte işleyen sanık ... hakkında mahkûmiyet yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2-) Yağma suçunu birden fazla kişi ile birlikte, iş yerinde ve gece vakti işleyen sanık ... hakkında TCK'nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Sanık ... hakkında yağma suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCY'nın 168/3. maddesinin indirim oranı 1/2 yerine, yasal koşulları bulunmadığı halde 2/3 oranında uygulanarak noksan ceza tayini,
4-) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140- 2015/85 esas ve karar sayılı kararına göre yapılan değişikliğin karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma kararı üzerine Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2019/567 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (h), (d), 168 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına,
3. Vesaireye
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nin işletmeciliğini, sanık ...'un ise mesul müdürlüğünü yaptığı gazinoya 03.00 sıralarında gelip alkol alan şikâyetçinin 620,00 TL tutarındaki hesabı ödeyememesi üzerine sanık ...'nin şikâyetçiye hitaben "Karını sat öde" dediği ve tokat atıp cep telefonunu aldığı, diğer sanık ...'un da gazinonun ofis kısmında şikâyetçiye 5.000,00 TL miktarlı senet imzalattıktan sonra telefonun ve soruşturma aşamasında suça konu senedin şikâyetçiye iade edildiği anlaşılmıştır.

2. Şikâyetçinin olaydan hemen sonra alınan beyanı ile Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanının birbiriyle uyumlu oldukları, kovuşturma evresinde aynı yönde anlatımda bulduğu saptanmıştır.

3. Dosya içerisinde 06.09.2011 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

4. İletişim tespit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

5. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Yönünden
1. Sanık ... Müdafiinin İleri Sürdüğü Temyiz Sebepleri Yönünden;
Şikâyetçinin beyanları, 06.09.2011 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, sanık savunmaları, tüm dosya kapsamı ve ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vesaire Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Ancak;
Sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK'nın 326/2 nci maddesine aykırı biçimde “eşit şekilde tahsiline” biçiminde karar verilmesi suretiyle tespit edilen hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B. Sanık ... Yönünden
Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 16.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca adı geçen sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünün (A-3) bölümünde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2019/567 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Yasanın 303 üncü maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderinin eşit şekilde tahsiline ilişkin bölümün çıkartılarak, “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı tutulmalarına" karar verilmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık ... Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2019/567 Esas, 2021/195 Karar sayılı kararının 19.09.2019 tarihli ve 2018/3677 Esas, 2019/1691 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.