6. Ceza Dairesi 2022/15160 E. , 2024/1500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/35 E., 2022/210 K.
SUÇ : Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2005 gün, 2015/115529 Soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2015/322 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı bulunan birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan, Türk Ceza Kanunu'nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince neticeten 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2015/322 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.09.2020 tarihli ve 2018/1376 Esas, 2020/3063 Karar sayılı kararı ile, sanığa yasal hakları hatırlatılmadan sorgusunun yapılıp, hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 147. ve 191 inci maddelerine aykırı davranılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/311 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı bulunan birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan TCK'nın 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince neticeten 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/311 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararının sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 30.12.2021 tarihli ve 2021/21729 Esas, 2021/20728 Karar sayılı kararı ile, sanığın yağma eylemini birden fazla kişi ile birlikte, silâhla, gece vakti ve konutta gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerinin yanı sıra (d) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken anılan bent de nazara alınarak teşdide gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde, İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/210 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı bulunan birden fazla kişi tarafından gece vakti ve konutta silahla yağma suçunu işlediği anlaşılmakla, eylemine uyan TCK'nın 149. maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince neticeten 8 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Dosyanın sübutuna yönelik yeterli delil olmadığına,
2.Müşteki beyanlarının çelişkili olduğuna,
3.Lehe olan tanık beyanlarının nazara alınmadığına,
4.Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına,
İlişkindir.
B.Sanığın Temyiz Sebepleri
Suçu işlemediğine ve beraat kararı verilmesine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde mağdurun Fatih ilçesi ... Mahallesi ... No: ... sayılı adreste bulunan bekar evinin alt katında bir odada kaldığı ve sanıkların geceleyin saat 02.30-03.00 sıralarında bu bekar evinin giriş kapısını açarak içeri girmeleri üzerine, mağdurun kim geldi diye odasından çıkıp baktığında sanık ile hakkında açık kimliği tespit edilemediği için tefrik kararı verilen bir şahsın iki kişi olarak girdiklerini gördüğü, mağdur ile aralarında bir itiş kakış olduğu ve sanık ile arkadaşının mağdurun odasına girdikleri, burada mağdurdan başka iki Pakistanlı şahsın da kaldığı, bu sırada sanığın mağdura bıçak çekerek salladığı, diğer sanığın da devamında mağdura bir yumruk attığı ve mağdurun elindeki telefonunu aldıkları, sonrasında sanık ve arkadaşının mağdurun üzerinide arayarak 5 TL sini aldıkları ve giderken "polise gidersen sonun kötü olur" diye tehdit ettikleri, mağdurun olay üzerine şikâyetçi olduğu, yapılan tahkikat sonucunda 15.09.2015 günü başka bir suçtan dolayı yakalanan sanığın, mağdurun yağmalanması olayına karıştığının tespit edilmesi üzerine mağdura yaptırılan teşhiste sanığı açıkça teşhis ettiği ve mahkeme huzurunda da aynı şekilde teşhis ettiği anlaşılmış olup, sanık hakkında birden fazla kişi tarafından gece vakti ve konutta silahla yağma suçundan hüküm kurulmuştur.
2. Sanığın, mağdurun zararını kovuşturma aşamasında karşılamış olduğu tespit edilmiştir.
3. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dosya içerisinde mevcuttur.
4. Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamı, mağdurun beyanı, sanığın savunmaları, dosya arasında mevcut olan tutanaklar birlikte değerlendirildiğinde eylemin sabit olduğu belirlendiğinden, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2015/322 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararı ile neticeten 8 yıl hapis cezasına hükmedildiği ve bu hususta aleyhe temyiz olmadığı halde, bozma üzerine İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticeten 8 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesi Neticesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/35 Esas, 2022/210 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, ancak gerekçe kısmının iki nolu bendinde açıklandığı üzere sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, fakat bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Sanık hakkında bozma öncesindeki hükmün sadece sanık ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanık lehine oluşan kazanılmış hak gereğince, sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!