WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2022/14486 E.  ,  2024/1403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/129 E., 2022/287 K.
SUÇ : Gece vakti konutta nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.11.2015 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi (suç tarihinde lehe olan), 143 üncü maddesi, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/685 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci, 53 üncü madddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü ve 168 inci maddelerinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2015/685 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 27.10.2021 tarihli ve 2021/9726 Esas, 2021/17790 Karar sayılı kararı ile;
"... TCK'nın 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, ve 67/3-4. maddeleri uyarınca hesaplanan 12 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10/12/2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine"
"Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan ...’ın soruşturma aşamasındaki 10/12/2007 tarihli beyanında, “Gece saat 02.00 sıralarında bir ses duyarak uyandığında başucunda karyolaya asmış olduğu çantasını bir şahsın aldığını gördüğünü, hemen çantasını tuttuğunu, ancak bu şahsın çantayı çekip aldığını, balkondan atlayarak kaçtığını” söylediği, 26/02/2016 tarihli duruşmada ise, “Yatak odasına kadar giren sanık çantamı aldı, ben karşı koymak istedim ise de çantayı çekip alarak balkondan atlayıp kaçtı” dediğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 148 ve diğer maddelerinde tanımlanan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin, üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi..."
Nedeniyle bozma kararı verilmiştir.

4. Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.01.2022 tarihli ve 2021/860 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçu yanında 5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve diğer maddelerinde tanımlanan yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve tartışılması ile bir üst dereceli mahkeme olan Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

5. Bozma sonrası verilen görevsizlik kararı üzerine, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/129 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren 25.10.2022 tarihli ve 2022/125859 sayılı tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Özetle;
1. Sanığın madde bağımlısı olduğunu ve suçu işlediğini hatırlamadığını tüm aşamalarda belirttiğine,
2. Sanığın katılanın zararını giderdiği hususunun gözetilmesine,
3. Kesin ve somut delil bulunmadığına,
4. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu karar verildiğine,
5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine,
6. Sanığın sabıkasız oluşu ve lehinde takdir edilen olumlu özellikler gözetildiğinde cezanın fazla olduğuna,
7. Sanığın pişmanlığı göz önünde bulundurularak lehe hüküm kurulması gerektiğine,
8. Başkaca indirim sebepleri göz önünde bulundurulmadan hüküm kurularak adil yargılama yapılmadığına,
9. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın ikametinde uyuduğu, 10.12.2007 tarihinde gece 02.00 sıralarında katılanın başucunda bulunan karyolaya asılı vaziyette bulunan ve içinde üstü taşlı 15 gram 22 ayar bilezik, 1 adet 14 gram zincir, süz ve papatyalı 4 ve 6 gram ağırlığında 2 adet yüzük, 300 TL nakit para, sürücü belgesi kimliğinin bulunduğu çantasını sanığın aldığını görmesi üzerine uyandığı, sanıktan çantasını almak istediği, aralarında arbede yaşandığı, sanığın cebir kullanarak çantayı aldığının kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Kolluk tarafından tanzim olunan olay yerini gösterir basit kroki dosyada mevcuttur.

3. Kolluk tarafından tanzim olunan; 10.12.2007 tarihli "...yerden yüksekliği tahmini 3 metre civarında olan balkonun salona açılan kapısının sağlam olduğu kapı yanında bulunan pencere çerçevesinin sert bir cisimle zorlandığı ve zorlama ve izinin çerçeve üzerinde mevcut olduğu salonda cam önünde bulunan 3'lü koltuğun devrilmiş olduğunu..." belirtir görgü ve tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

4. Kolluk tarafından tanzim olunan; 10.12.2007 tarihli zorlama neticesinde açılan pencere kanadının pervazının dış yüzeyinde parmak izlerinin tespit edildiğini belirtir olay yeri inceleme raporu dava dosyasında mevcuttur.

5. Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nün Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan; 01.06.2015 tarihli olay yerinden elden ve Apfis veri tabanında kayıtlı bulunan 3 adet parmak izinden 1 adedinin ( pencere pervazı dış yüzeyinden elde edilen) sanık ... isimli şahsın sol el işaret parmak izi ile aynı olduğunu belirtir rapor dosyada mevcuttur.

6. Sanığın soruşturma aşamasında, "...meydana gelen olayda parmak izim çıkmışsa ben yapmışımdır, ancak olayı hatırlamıyorum, benim o tarihte yaşım küçüktü ve madde bağımlısıydım, ne yaptığımı bilmiyordum..." , Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/685 Esas sayılı dosyasının 31.05.2016 tarihli duruşmasında "Ben uzun zamandır uyuşturucu kullanıyordum. Suç tarihi itibariyle de yaşım küçüktü. Uyuşturucu maddenin etkisi ile katılan mağdurun evine geceleyin girmiş olabilirim, hatırlamıyorum, bu nedenle mala zarar vermek, konut dokunulmazlığını ihlal etmek ve hırsızlık suçlarından delilleri mahkemenin takdirine bırakıyorum." , Mersin Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/129 Esas sayılı dosyasının 28.06.2022 tarihli duruşmasında "Ben olay tarihinde madde bağımlısıydım, ne yaptığımı hatırlamıyorum daha önceden Asliye Ceza Mahkemesindeki savunmalarımı tekrar ederim, ...Suçsuzum, beraatimi talep ederim..." dediği anlaşılmıştır.

7. Sanığın adli sicil kaydı dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit bir kimseyi malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir.

Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadarki aşamada kullanılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür.

Cebir ve tehdit, malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ve ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mağdurun alınan ilk beyanında, "...10.12.2007 günü saat.02.00 sıralarında evimde yatarken bir ara uyandığımda başucuma karyolaya asmış olduğum bayan çantamı bir şahsın aldığını farkettim. Hemen çantamı tuttum.Ancak bu şahıs çantayı çekip aldı ve balkondan atlayarak kaçtı..."dediği, Bozma öncesi Mersin 11.Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda dinlenen mağdurun "...ben karşı koymak istedimse de çantayı çekip alarak balkondan atlayıp kaçtı..." dediği, bozma sonrası Mersin 5.Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda dinlenen mağdurun "...Asliye Ceza Mahkemesinin ve Yargıtay'ın bozma ilamına bir diyeceğim yoktur..." dediği, anlaşılmakla,
Sanık hakkında kurulan hüküm, sanığın mevcut eyleminin yağma suçunda aranan boyutta objektif nitelikte ciddi, korkutucu seviyede cebir veya tehdit içerip içermediği, katılanın herhangi bir direnç gösterip göstermediği, katılanın direncini kırmak için fiili şiddet uygulanıp uygulanmadığı, katılanın cebir veya tehdit kullanılması sonucunda çantanın teslimine ya da çantanın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılıp bırakılmadığı, kullanılan cebir veya tehditin sanığın kendisini kurtarmaya, olay yerinden kaçmasına yönelik mi yoksa çantanın kendisine teslimine ya da geri alınmasını engellemeye yönelik mi olduğu hususlarının katılana sorulması ve yukarıda belirtilen bu durumların netleştirilmesinden sonra delillerin birlikte bütün halinde karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. 143, maddelerinde düzenlenen gece vakti nitelikli hırsızlık, 116/1-4 maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturacağı hususu da değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

Mahkemece katılanın soruşturma aşamasında zararının tamamının karşılandığını ve şikâyetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, ardından kovuşturma aşamasında zararının tamamının karşılandığını ve şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği anlaşılmakla katılanın çelişkili beyanlarda bulunduğu, bunun sanık lehine yorumlanması gerektiği kanaatine varılarak 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sanığın cezasında 1/2 indirim yapılmış ise de katılanın soruşturma aşamasında zararının giderildiğine ilişkin bir beyanının olmadığı, Mersin 11.Asliye Ceza Mahkemesinin birinci duruşmasında şikayetçi olduğunu beyan ettiği, ikinci duruşmasında ise "Dava açıldıktan sonra sanık yakınları benim zararımı tamamen karşılamıştır, bu nedenle şikayetimi geri alıyorum." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının atfıyla aynı Kanun'un 168 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerekirken indirim oranının 1/3 yerine 1/2 olarak uygulanması da hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/129 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ KORUNMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

06.02.2024 tarihinde karar verildi.