WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

5. Hukuk Dairesi         2023/8425 E.  ,  2024/1300 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1879 Esas, 2023/1649 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/507 Esas, 2022/318 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, 26121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırılmadığı halde fiilen yol yapılmak suretiyle kullanıldığını, bu nedenle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davaya bakma görevinin idare mahkemelerinin olduğunu, parselasyon planının Çankaya Belediyesi tarafından yapıldığını, husumetin ... Belediyesine yöneltilmesine gerektiğini ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1997 yılında yapılan parselasyon planı kapsamında taşınmazın 3073 m² iken 273 m²sinin yola terk olarak ayrıldığını, kalan 2800 m²nin ise 26121 ada 5 parsele şuyulandırıldığını ve tapuda tescilin sağlandığını, parselasyon planının ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığını ve ayırma çapı düzenlenmediğini, bu nedenle davaya konu bölümün zeminde kaybolduğunu, idarenin onayının alınmadığını, raporun yetersiz, bedelin yüksek olduğunu ve kesinleşen bedellerin dikkate alınmadığını ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, 126121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ... Mahallesi 2. Kısım ıslah imar planına uygun olarak hazırlanan ve 29.11.1988 tarihli ve 3177 sayılı karar ile onaylanan 81031 no' lu parselasyon planı kapsamında kadastral 168,201 ve 3206 no' lu parsellerin dağıtımından 3.073 m² alanlı olarak tapuda tescil edildiği, daha sonra ... Büyükşehir Belediye Encümeninin 11.12.1997 tarihli yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli ... Mahallesi revizyon imar planı doğrultusunda onaylanan 81031 nolu revize edilmiş parselasyon planı ile 2. kez uygulamaya alınarak 273 m²lik kısmının yola giden olarak ayrıldığı kalanın 26121 ada 5 parsele şuyulandırıldığı yola giden olarak ayrılan 273 m²lik taşınmaz bölümünün tapuda halen yaşamaya devam etmekle birlikte tam olarak açılmayan 15 metrelik imar yolu üzerinde kaldığı ve fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşılmakla, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, emsal ile dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki bedeline hükmedilen davacı payının iptali ile yol olarak terkinine dair kararda, taşınmazda ikinci kez yapılan uygulama sonrası kalan bölümün şuyulandırıldığı 26121 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Nisan 2011 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen (iş bu eldeki dava değerlendirme tarihine eskale edildiğinde 7.167 TL/m² birim bedele ulaşılan) 2.035 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/18531 Esas, 2012/24092 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği ve güçlü delil niteliğinde olduğu da dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci

maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alanın Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından yapılan parselasyon planında ayırma çapı düzenlenmeden yola terk alanı olarak ayrıldığını, emsal mahkeme kararları doğrultusunda sorumluluğun ilçe belediyesine ait olduğunu, haklarında açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, emsal karşılaştırmasının Kanun ve Yargıtay içtihatlarına uygun olarak yapılmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi ve Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosya içindeki bilgi, belge ve fen bilirkişinin 09.02.2021 tarihli krokili raporundan; dava konusu taşınmazın 1997 yılında 1/1000 ölçekli ... Mahallesi revizyon imar planı ve Çankaya Belediye Başkanlığı Encümeninin onayladığı 81031 nolu parselasyon planı ile 3073 metrekare yüzölçümlü 26121
ada 2 parselin 273 metrekarelik kısmının yola giden olarak ayrılıp kalan 2800 metrekarelik kısmının 26121 ada 5 parseline dahil edildiği, dava konusu olan ve yola giden olarak ayrılan kısımın fiilen 15 metrelik imar yolunda kaldığı anlaşıldığından husumetin davalı idareye yöneltilmesi doğrudur.

3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, aynı bölgeden gelen ve Dairemiz denetinimden geçen dosyalarda belirlenen metrekare birim fiyatları ile uyumlu olarak değer biçilerek alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

5. Eldeki davada taşınmaza 04.1 1.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir. " şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve on üçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir lakım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 - tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/1 76 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.1 1.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kaınulaştırmasız el alma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2022/1879 Esas, 2023/1649

Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının; harca ilişkin A bendinin (2) nolu alt bendinin tümü ile hükümden çıkarılmasına, yerine '' Alınması gerekli 19.455,55 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harç ile 4.863,89 TL ıslah harcı toplamı 5.034,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 14.420,88 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, '' cümlesi yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.