WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Temmuz 2026

YARGITAY 5. CEZA DAİRESİ

A- A A+

5. Ceza Dairesi         2020/7044 E.  ,  2023/5631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/211 Esas, 2020/204 Karar
SUÇ : Zincirleme nitelikli kullanma zimmeti
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.02.2008 tarihli ve 2008/289 Soruşturma, 2008/308 Esas, 2008/23 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli kullanma zimmeti, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 248 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.09.2008 tarihli ve 2008/2769 Soruşturma, 2008/1181 Esas, 2008/116 numaralı İddianamesiyle zincirleme basit kullanma zimmeti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
3. 11.09.2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2008 tarihli ve 2008/284 Esas, 2008/259 sayılı Kararı ile; aynı mahkemede derdest olan 2008/64 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2008 tarihli ve 2008/64 Esas, 2008/348 sayılı Kararı ile; sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine, zimmet suçundan ise iki kez olmak üzere 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
5. Sanık müdafii ile katılan vekilinin temyizi üzerine hükümlerin Dairemizin 07.01.2013 tarihli ve 2011/5268 Esas, 2013/35 sayılı Kararı ile; görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, suç niteliğinden (vasfından) beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeyerek, bir bütün halinde zimmet suçunu oluşturan sanığın eylemlerinin vasıf yönünden ikiye ayrılarak “görevi kötüye kullanma suçundan beraatine”, “zimmet suçundan mahkumiyetine” şeklinde karar verilmesi; resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmü yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 212 nci maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın eylemini sahte olarak düzenlediği para yatırma ve ödeme belgeleri ile gerçekleştirdiğinin sabit olmasına göre, hakkında görevi ile ilgili olarak zincirleme sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, dosya kapsamına ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi; zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, Malazgirt PTT müdürlüğünde havale ve posta çeki memuru olan sanığın, düzenlediği gerçeğe aykırı belgelerle ilgililerin posta çeki hesaplarından para çekerek, belirli sürelerle kullandıktan sonra hesaplara yatırması şeklinde sübut bulan eylemlerini, geçici olarak görevlendirildiği Bulanık PTT şube müdürlüğünde de sürdürdüğü, Bulanık ve Malazgirt ilçelerinin çok yakın mesafede olması, eylemlerin birbirinin devamı niteliğinde olup, kastın yenilenmemesi, kesintinin oluşmaması ve suçtan zarar görenin aynı kurum olması nedeniyle, tüm eylemlerin zincirleme tek nitelikli kullanma zimmeti suçunu oluşturacağı gözetilmeden, iki ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, zincirleme nitelikli kullanma zimmeti suçundan hüküm kurulması gerekirken, sadece basit kullanma zimmeti suçundan ceza tayin edilmesi, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki hakların tümünü koşullu salıverilme tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi ile aynı Yasa'nın 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2013 tarihli ve 2013/102 Esas, 2013/342 sayılı Kararı ile; sanık hakkında zincirleme nitelikli kullanma zimmeti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 249 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması ile 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
7. Sanığın temyizi üzerine Dairemizin 11.02.2020 tarihli ve 2019/9054 Esas, 2020/4349 sayılı Kararı ile; sanık hakkında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına; zincirleme nitelikli kullanma zimmeti suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise 5237 sayılı Kanun'un 249 uncu maddesi uyarınca değer azlığı nedeniyle cezadan yapılan indirimin gerekçesiz olarak alt sınırdan uygulanması ve 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu yönünden hukuka aykırılıklar bulunduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma üzerine dosyayı ele alan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/211 Esas, 2020/204 sayılı Kararı ile; sanık hakkında zincirleme nitelikli kullanma zimmeti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 249 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezasının ertelenmesi ile 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanık hakkında cezanın alt sınırdan verilmesi, ertelenmesi ile katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmaması gerekçeleri ve sair nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde Malazgirt ve Bulanık ilçeleri PTT Şubelerinde havale ve posta çeki memuru olarak çalışan sanığın; hesap sahiplerinin bilgisi dışında hesaplardan para çekerek bir süre uhdesinde tuttuktan sonra hesaplardan çektiği tutarları tekrar yatırmak suretiyle zincirleme nitelikli kullanma zimmeti suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Dairemiz tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda yazılı husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/211 Esas, 2020/204 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 6.810,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.