5. Ceza Dairesi 2020/4930 E. , 2023/5553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/403 Esas, 2012/307 Karar
SUÇLAR : Zimmet
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2010 tarihli ve 2010/37991 Soruşturma, 2010/44291 Esas, 2010/2208 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2012 tarihli ve 2010/403 Esas, 2012/307 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ile beşinci fıkraları uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Dairemizin 04.04.2016 ve 09.03.2020 tarihli Kararları ile Hazine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve kooperatif tasfiye memurluğunun davadan ve hükümden haberdar edilmeleri hususunda dosyanın eksikliklerin giderilmesi için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına Tevdiine karar verilmiş, eksiklikler giderildikten sonra dosya Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyiz dilekçeleri, kooperatifin maddi açıdan zor durumda olduğu dönemde sanığın kooperatife borç para verdiğine, tasfiye aşamasında borcun güncellenmiş değeri ödendikten sonra kalan kısmın üyelere dağıtıldığına, diğer kooperatiften alınan paranın miktarının ve dağıtım şeklinin denetime elverişli olmadığına, öte yandan bilirkişi raporunda borcun güncellenmiş değerinin belirlenmediğine ve protokole göre paranın bir kısmının nakten ödeneceği kararlaştırılmış olmasına rağmen tamamı ödenmiş gibi hatalı değerlendirme yapıldığına, mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
2005 yılında yapılan genel kurulda tasfiyesine karar verilen ... Yapı Kooperatifinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan sanığın, tasfiye kararından sonra kooperatife ait banka hesaplarından 02.12.2005-20.10.2006 tarihleri arasında çektiği toplam 96.300 TL'yi nerede kullandığına ilişkin belge ve kaydın bulunmadığı ve bu şekilde basit zimmet suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın kooperatife ait toplam 267.997,00 TL parayı mal edindiği kabul edilerek zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12.03.1990 tarihli ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 tarihli ve 2007/11-44-200 sayılı Kararlarında vurgulandığı biçimde ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı nazara alındığında; soruşturma aşamasında alınan 20.07.2010 ve 09.11.2010 tarihli bilirkişi raporlarında yer verilen tespitler esas alınarak, kooperatif yönetim kurulu üyesi olan sanığın 02.12.2005-20.10.2006 tarihleri arasında ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından kooperatifin banka hesabına yatırılan paralardan çektiği toplam 96.300 TL'yi uhdesinde tutarak basit zimmet suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında alınan 19.10.2011 tarihli bilirkişi raporunda adı geçen kooperatif tarafından yapılan tüm ödemeler esas alınarak 292.846,50 TL'nin sanık tarafından mal edinildiği bildirildiği halde 30.07.2012 tarihli raporda 267.997,00 TL'nin sanığın uhdesinde kaldığının belirtildiği anlaşılmakla, raporlar arasında zimmet miktarı yönünden çelişki bulunduğu ayrıca kovuşturma evresinde alınan raporlarda iddia dışına çıkılarak inceleme yapıldığı dikkate alınarak, dosyanın kül halinde Sayıştay emekli denetçilerinden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile önceki raporlar arasındaki çelişkileri gideren rapor alınması ve 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi hükmünün gözetilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle yüklenen zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 53 üncü maddenin beşinci fıkrası gereğince bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine 53 üncü maddenin birinci fıkrasında sayılan tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi;
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2012 tarihli ve 2010/403 Esas, 2012/307 sayılı Kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!