5. Ceza Dairesi 2020/423 E. , 2023/5721 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/370 Esas, 2013/140 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Eylemlerin kül halinde zincirleme olarak nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyet
Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2013 tarihli ve 2012/370 Esas, 2013/140 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve suçtan zarar görenler vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazine ile Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükmün vekilleri tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesiyle değişik 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca da Tarım ve Orman Bakanlığının başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.09.2007 tarihli ve 2007/1790 Esas, 2007/3324 Soruşturma, 2007/102 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 155 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2009 tarihli ve 2007/183 Esas, 2009/234 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına, hizmet sebebiyle emniyeti suistimal suçundan 765 sayılı Kanun'un 510 uncu, 522 nci maddesinin birinci fıkrası ve 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 8 kez 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3.Bahse konu kararların sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2012 tarihli ve 2012/6626 Esas, 2012/10286 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilerek sanığın kooperatiften kredi kullanan üyelerden ana sözleşme uyarınca tahsil ettiği ortaklık paylarını uhdesine geçirmesi eylemlerinin de zincirleme zimmet suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden her mağdur yönünden ayrı ayrı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan da ayrıca hükümler kurulması, kabule göre de; mağdur ... yönünden suç tarihi nazara alındığında 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası yerine 765 sayılı Kanun'un 510 uncu maddesi ile uygulama yapılması, mağdur ... yönünden kurulan hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbik edilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2013 tarihli ve 2012/370 Esas, 2013/140 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; bozmadan önce hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu kapsamındaki eylemlerin de zimmet suçu kapsamında kalması nedeniyle temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle artırımın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine, zararın karşılanıp karşılanmadığı hususunda kooperatifin çelişkili yazılarının bulunması karşısında denetime olanak verecek şekilde ödeme miktarları ve tahsil tarihlerinin yeniden sorularak 5237 sayılı Kanun'un 248 inci maddesinin ikinci fıkrası yönünden değerlendirme yapılması gerektiğine,
2.Katılanlar Hazine ve Tarım Orman Bakanlığı vekillerinin temyiz istemi; temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin yasaya aykırı olduğuna,
3.Sanık müdafiinin temyiz istemi; 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının doğru olmadığına, sanığın senetlerde imzası bulunmadığına ve senetleri düzenlettirdiğinin de sübut bulmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
531 sayılı Bozköy Tarım Kredi Kooperatifinde yetkili memur olarak görev yapan sanığın, kooperatife satılan 1 adet pulluğu kayıtlara geçirmeyip mal edindiği, Multi Telefax firmasına ait 17.06.2005 tarihli faturaya dayanarak 424,80 TL’yi kooperatif kasasından tediye fişiyle çıkararak zimmetinde tuttuğu, kooperatifin eski hizmet binasının satışı dolayısıyla tahsil edilen 1.000 TL’yi kayıtlara almayarak zimmetine geçirdiği, ortakların almadığı para ve ihtiyaç maddelerini ortakların bilgisi dışında, ortaklar üzerine senet düzenleyerek zimmetine geçirdiği, bazı ortakları da aldıklarından fazla borçlandırdığı, bir kısım ortakların sermaye payı olarak verdikleri paraları kayıtlara intikal ettirmediği kabul edilerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Zimmete konu miktar ile eylem sayısı nazara alınarak temel cezanın ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırım oranının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde belirlendiği gözetilerek tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi O yer Cumhuriyet savcısı, katılanlar Hazine ile ... vekillerinin bu hususlardaki temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2.Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamındaki kooperatif yazılarında zimmet miktarının tamamının ödenip ödenmediğinin belli olmaması karşısında; her bir zimmet eylemi yönünden denetime olanak verecek şekilde ödeme yapılıp yapılmadığı ve ödeme tarihlerinin sorularak suça konu zimmet miktarının tamamının ödenip ödenmediğinin kesin olarak belirlenmesinden sonra etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 248 inci maddesi gereğince indirim yapılması,
Hak yoksunluğu süresinin hükmolunan ceza miktarının yarısından az olamayacağı gözetilerek bu sürenin 1 yıl 11 ay 13 gün olması gerektiğinin nazara alınmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2013 tarihli ve 2012/370 Esas, 2013/140 sayılı Kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii, katılanlar Hazine ile ... vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!