WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/3053 E.  ,  2023/5860 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/384 E-2021/1636 K
DAVALILAR : 1-... Tekfur
2- ...
3-...
DAVA TARİHİ : 21.04.2015
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul kısmen reddine

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın müvekkili ile ... 1. Aile Mahkemesinin dosyasında verilen boşanma kararında müvekkili lehine 15.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiğini, ilamın 20.05.2010 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen ilam ile ... aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/2390 sayılı dosyasında 14.07.2010 tarihinde takip yapıldığını, ödeme emrinin İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/345 sayılı dosyasında iptal edildiğini bu arada borçlunun ... ortağının oğlu ve yanına ortak olduğu ...'a muvazalı olarak bono düzenleyerek ... 2. İcra Müdürlüğünün 2010/2597 ve 2014/2642 sayılı dosyalarında aleyhine takip yaptırdığını, ayrıca avukatı olan ...'in yine 2. İcra müdürlüğünün 2015/33 sayılı dosyasında muvazalı borçlandırarak haciz koydurduğunu, ... İcra Müdürlüğünün 2015/44 talimat sayılı dosyasında borçlunun haczi kabil mal bulunmadığının tespit edildiğini ... sürerek ... 2. İcra Müdürlüğünün 2010/2597, 2014/2642, 2015/33 sayılı dosyalarındaki tasarrufların iptali ile icra dosyasındaki sıra cetvelinde yer alan davalıların paylarının öncelikle müvekkiline ödenmesini, kabul edilmediği takdirde İİK'nın 100 üncü maddesi gereğince hacze iştirak ile satış parasının garameten paylaştırılmasını talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili; borçlu ...'ın müvekkiline olan borcuna karşılık her ikisi de 15.07.2007 tanzim tarihli ve 12.500,00'... TL bedelli iki adet bono tanzim ettiğini, bono bedellerinin ödenmemesi üzerine takip yapıldığını, davacı tarafından borçlu hakkında ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2390 sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu dosyada borçlunun taşınmaz kaydına ilk kez ancak ihale tarihi olan 05.03.2015 tarihinde haciz konulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı ...; davacı asılın mağduriyetinin diğer alacaklıların koyduğu hacizlerden değil, kendi koyduğu haczin usulüne uygun şekilde takip etmemesinden kaynaklı olduğunu, vekalet ilişkisinin sürdüğü koşullarda avukatın müvekkilinin muvafakati halinde ücret ve diğer alacağın teminen icra takibi yapmasının ve haciz yoluna başvurmasının usul ve yasaya aykırı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.05.2016 tarihli ve 2015/231 E., 2016/245 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 15.03.2021 tarihli, 2020/1507 Esas ve 2021/1162 Karar sayılı ilamı ile; "... mahkemece, davalılar arasında gerçek bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı araştırılarak bonoların tanzim tarihi ve takip tarihleri de dikkate alınarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılamada;
Davalılar ... ve ... yönünden yapılan incelemede; bono, taraflar arasında her zaman düzenlenebilecek ve vadesi taraflarca belirlenebilecek nitelikte bir kambiyo senedidir. Davalılar arasında gerçek bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığı yönünden yapılan araştırmada davalılardan ...’in ... ortağının oğlu olan diğer davalı ... ile geçmişten gelen ve devam eden yakın tanışıklık ilişkisinin bulunduğu, davalıların beyanları dışında aralarında gerçek bir alacak verecek meselesinin bulunduğuna ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı, bonoların tanzim tarihi ve takip tarihleri dikkate alındığında tanık beyanları ile bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde bononun taraflar arasında herzaman düzenlenmesi mümkün adi nitelikteki bir belge olduğu da dikkate alındığında, davalıların tasarruf tarihlerinden önce doğmuş gerçek bir alacağı bulunduğunu birbirini doğrulayan başkaca belgeler yoluyla ispat edemediği anlaşılmakla davalı alacaklının davalı borçlunun durumunu bildiği, borcun aslı ve temel ilişkiyi ispat edemediklerine göre davalılar arasındaki bonoların muvazaalı olarak düzenlendiği kanaatine varılarak bu davalılar yönünden davanın kabulüne,
Davalı ... yönünden yapılan incelemede; muvazaalı takip yapıldığını ispat yükünün
davacıda olduğu, ... 1. Aile Mahkemesi'nin 2003/11 Esas 2009 Karar sayılı dosyasında davalı ...'in davalı ...'ın avukatı olarak görev yaptığı, avukatın müvekkili hakkında sözleşmeye dayalı olarak her zaman takip yapabileceği, sözleşme ilişkisinin gerçek olması ve takibin muvzaalı olduğuna dair ispat edici başkaca delil bildirilmediğinin dosya kapsamından anlaşılmasına göre, Davalı ... yönünden yapılan takibin muvazaalı olmadığı kanaatine varılarak davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı ... hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı alacaklı ..., ihtarlı isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya gelmediğini, iddia edilen vakıaları kabul etmiş sayılması gerektiği, davalı borçlunun davalı ...'e borcunu ödediğini beyan etmesine rağmen bu hususun araştırılmadığını, davalı ...'nın vekalet ücret alacağının 2015 yılında doğmasına rağmen 2019 yılında takip yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, söz konusu bonoların dayanağına dair tanıkların herhangi bir beyanlarının da olmadığını, tasarrufun iptali dava şartlarının bulunmadığını, bozma gereğinin de tam olarak yerine getirilmediğini belirterek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 277 ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme
1. Mahkemenin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekillinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.