WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Temmuz 2026

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

4. Hukuk Dairesi         2023/2761 E.  ,  2023/5866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/18 E-2020/361 K

DAVA TARİHİ : 09.10.2012
HÜKÜM/KARAR : Reddine

Yargıtay (Kapatılan) 17 Hukuk Dairesinin 20.....2018 gün, 2016/1470 E-2018/6170 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki BK madde 19, muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... ... 13. ... Mahkemesinin 2013/1128 esas, 2013/719 esas sayılı dosyasında açtığı davada davalı borçlu şirketten alacaklı olduğunun belirlendiğini, davalı borçlu aleyhine ... ... 17 İcra Müdürlüğü'nün 2014/12389 sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davalı şirketi biriken borçları ile işçi alacaklarından kurtarmak için; davalı ...'ün şirket bünyesinde bulunan Tuzla 6617 ada 10 parseli 25.07.2012 tarihinde davalı ...'ya devrettiğini belirterek devrin muvazaalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iddianın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketle hiçbir bağı ve ilişkisinin bulunmadığını, işçi alacaklarından sorumlu tutulamayacağını; tapu siciline güvenen iyi niyetli 3. şahıs olduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

2. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ün ortağı bulunduğu davalı şirkete sermaye borcu bulunmadığından; şirket borçlarından şahsi mal varlığı ile sorumlu tutulamayacağını; dolayısıyla davada taraf gösterilemeyeceğini; diğer müvekkilinin de muvazaalı davranmadığını, devrin ... akdinin feshinden sonra gerçekleşmesi sebebiyle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.02.2015 tarihli ve 2014/200 E, 2015/49 K sayılı kararı ile "hukuki menfaat yokluğundan" davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesi'nin 20.....2018 tarih, 2016/1470 Esas ve 2018/6170 Karar sayılı ilamı ile; "....Mahkemece, bu maddi ve hukuksal olgular dikkate alınarak, davanın işçilik alacağının tahsiline yönelik BK'nun 19.maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkin olduğunun HMK. hükümlerine göre alacağının tahsiline yönelik bu davayı açmakta hukuki yararın bulunduğunun kabulü ile davanın esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 09.10.2022 tarih, 2019/18 E., 2020/361 K sayılı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde;" .... davacı vekilinin 04.11.2019 tarihli dilekçesi ile; davayı ... ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd Şti'ne karşı yürüteceklerini, diğer davalılarla ilgili davadan vazgeçtiklerini belirttiği, ... ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. nin davaya dahil edilmesini talep ettiği, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin ... bu taşınmazı 4.100.000,00 TL'ye satın aldığı, gayrımenkulün gerçek değerinin 5.600.000,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporundaki değer ile tapu resmi senedindeki satış bedeli arasında misli fark olmadığı, bir başka davacı tarafından açılan davada ise Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 18.12.2018 tarih 2015/16705 Esas, 2018/12359 Karar sayılı ilamında özetle; davacının davalı ... hakkındaki davasını bedele dönüştürmediği, ondan tazminat istemediği, davacının dördüncü kişi ... .... Ltd. Şti.'nin kötüniyetini ispatlayamadığından ve dosyada bu yönde delil de bulunmadığından, davasını bedele dönüştürmeyen davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken üçüncü kişi lehine tazminata hükmedilmesini hatalı bularak kararın bozulmuş olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin davacısı farklı olan aynı mahiyetteki davada bozma kararı ve gerekçesi de dikkate alındığında; davacının davalılardan ... hakkında davasını bedele dönüştürmediği, dahili davalı ... .... Ltd. Şti. hakkında davasına devam ettiği, ancak dahili davalı ... .... Ltd. Şti.'nin kötüniyetli olduğu da ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; konusu ve davalıları ... bu dava ile aynı olan, ... ... 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 01.10.2019 tarih, 2017/110 E., 2019/368 K. Sayılı kararı ile ilgili süreç de aynı bu dava gibi gelişmiştir. O davada da ... Yargıtay 17. Hukuk Dairesi Yerel mahkeme kararını aynı gerekçe ile bozmuş, Yerel Mahkeme bozma ilamına uyarak yeniden yargılamaya devam etmiş ancak ikinci kez benzer gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. ... bu karara karşı tarafımızca temyiz yasa yoluna başvurulmuş, ... Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 30.11.2021 tarih, 2021/1445 Esas, 2021/9436 Karar sayılı kararı ile Yerel Mahkemenin kararını esastan bozulduğu, ... bu dosyada da Yargıtay 4 Hukuk Dairesinince verilen karar doğrultusunda karar verilmesi gerektiği, davalı ... Boya açısından davanın kabulü ya da reddi yönünde herhangi bir karar da verilmediği, muvazaanın açıkça belli olmasına rağmen mahkemece red kararı verilmesinin usule uygun olmadığı, davalı ... ... ... kötü niyetli olduğu ve muvazaalı işlemlerden haberinin olduğu, beyan edilerek kararın bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki tasarrufun Borçlar Kanunu 19 uncu maddesine göre iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 6089 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, bozmaya uygun olarak karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekili, işçilik haklarına ilişkin borcun doğumundan sonra borçlu şirkete ait dava konusu taşınmazın önce 25/07/2012 tarihinde davalı ...’ye onun tarafından da 02.07.2013 tarihinde davalı ...-... Şirketine satıldığını, satışların mal kaçırma amacı ile yapıldığını ... sürmüştür.

İİK'nun 277. maddesine göre açılan tasarrufun iptali davalarında ve BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan danışıklı işlemin iptaline ilişkin davada asıl amaç alacağın tahsilini sağlamaktır. Nitekim tasarrufun iptali davalarında İİK 283/1. maddesi doğrudan BK'na göre açılan davalarda kıyasen uygulanarak iptal ve tescile gerek olmaksızın davacıya haciz ve satış isteyebilmesi yönünden hüküm kurulması gerektiği Dairemizin ve Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri arasındadır. Öte yandan muvazalı işlemin tesbiti aslında muvaazaya dayalı işlemin iptalini de kapsamaktadır.

Somut olayda, dava konusu taşınmazın dosyadan aldırılan bilirkişi raporuna göre; davalı ... tarafından borçludan satın aldığı tarih olan 25.07.2012 tarihi itibari ile değerinin 5.300.000,00 TL olduğu halde tapuda 2.200,000,00 TL satış bedeli ile devredildiği anlaşılmıştır. Davalı üçüncü kişi 3.500.00,00 TL ipotek bedelini elden 500.000,00 TL verildiğini ... sürmüş buna ilişkin bir belge sunulmamıştır. Davalı üçüncü kişinin zabıta araştırmasına göre yetim aylığı aldığı, evinin kira olduğu, otomobilinin bulunmadığı, tesbit edilmiştir. Borçlu ilk satıştan sonra kiracı olarak faaliyetine devam ettiğini belirtmiştir. Diğer davalı ... ... Firması ise taşınmazı tapudan 02.07.2013 tarihinde satın almasına rağmen, satıştan önce, üçüncü kişiye 28.05.2013 tarihinde 130.000,00 TL, 24.....2013 tarihinde 777.408,00 TL gibi yüksek rakamlı ödemeler yaptığını belgelemiştir. Borçlu şirketin toplu olarak işcilerini ikinci satıştan önce çıkardığı anlaşılmıştır.

1942 doğumlu ve herhangi bir işi olmayan, yetim aylığı alan davalı ...’un 5.300.000,00 TL değerindeki bir fabrika binasını, satın alıp borçlu şirkete kiraya vermesi, daha sonra da dördüncü kişi firmanın 2012 yılı Haziran ayında aldığı ihale nedeni ile acil ihtiyacı olan dava konusu fabrika binası ve depolarını, tapuda satın almadan yaklaşık 2 ... öncesinden başlamak üzere, teminat dahi almadan davalı üçüncü kişiye ödemeler yapması ... deneyimlerine uygun olmadığı gibi yapılan her iki satışında mal kaçırma amacı ile yapıldığı muvazaalı olduğu sabittir.

Mahkeme kararında, emsal dosyalarda dördüncü kişinin kötü niyetli olmadığı tesbitine dayanılmış ise de, her dosya, birbirinden bağımsız olup ... sürülen delil ve belgelere göre değerlendirme yapılacağından, emsal dosyanın sadece delil niteliğinde olduğu da gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

VI. KARAR
1- Yukarıda Değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.