4. Hukuk Dairesi 2022/16601 E. , 2023/5815 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/179 E., 2022/225 K.
DAVALILAR : 1-... vekili ... ... 2-... ... Başyurt vekili ... ...
..
DAVA TARİHİ : 13.09.2011
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili ... ... ... ... geldi, davalılar adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'un müvekkiline olan borcuna karşılık 28.500 TL bedelli, 01.11.2010 tediye tarihli bonoyu verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... 8. İcra Müdürlüğünün 2011/498 sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, takibin kesinleştiğini, yapılan araştırmalarda ... adına kayıtlı gayrimenkul ve araç bulunmadığını, bono üzerinde yazılan adrese gidildiğinde davalının adreste bulunamadığından haciz yapılamadığını, haciz tutanaklarının aciz belgesi hükmünde olduğunu, davalı ...’ün babasından mirasen intikal eden ... İli, ... İlçesi, 1157 ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini 21.02.2011 tarihinde diğer davalı kardeşi ...’a devrettiğini, devrin müvekkilinin alacağının doğumundan sonra yapıldığını, kötü niyetli olduğunu belirterek davalıların taşınmaz üzerindeki tasarruflarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, babasından kalan taşınmazdaki hissesini annesinin ısrarı üzerine kardeşi olan davalıya devrettiğini, tedbir amaçlı olarak kendisini davacıya borçlu gibi gösterdiğini, bonoyu kendisinin imzaladığını, ancak bonoda yazılı meblağ karşılığı bir işinin olmadığını, çaycılık yaptığını, ailesiyle işleri tatlıya bağladığında bonoyu geri istediğini, davacının bonoyu geri vermediğini, kötü niyetli olduğunu, yapmış olduğu hisse devrinin muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; babasının vefatından sonra tüm kardeşlerinin 1157 ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki haklarını kendisine devrettiklerini, bedelini ödediğini, ortada muvazaa olmadığını, kötü niyetli olmadıklarını, satışın yasal ve hukuka uygun olduğunu, kardeşi olan diğer davalının borcunun üçüncü kişiyi bağlamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.11.2015 tarihli ve 2011/438 Esas, 2015/461 Karar sayılı kararı ile; dava konusu tasarrufun davacının alacağının engellenmesi amacıyla ve düşük bedelle olduğu, bu sebeple tasarrufun iptali davasının haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle tasarrufun iptali davasının kabulü ile; ... 8. İcra Müdürlüğünün 2011/498 sayılı dosyasındaki alacakla sınırlı olmak üzere ... İli, ... İlçesi, ... Mh., 1157 ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki 5 no’lu bağımsız bölümde bulunan taşınmazda davalı ... tarafından diğer davalı ...’a 21.02.2011 gün ve 1939 yevmiye ile temlik edilen hisse üzerine haciz ve satış yetkisi tanınmasına, menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı (birleşen dosya davacı) ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarihli ve 2016/2995 Esas, 2018/11579 Karar sayılı ilamı ile;
"...
Dava İİK'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemi ile ayrı
bir dava olarak açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davaları basit yargılama usulüne tabi menfi tespit davası ise yazılı yargılama usulüne tabidir. Ayrıca tasarrufun iptali davasının temyiz inceleme yeri ile menfi tespit davasının temyiz inceleme yerinin farklı olması nedeniyle ayrı bir dava olarak açılan menfi tespit davasının tasarrufun iptali ile birleştirilmesi doğru değildir.
Mahkemece, menfi tespit davasının tefrik edildikten ve ayrı esasa kaydı yapıldıktan sonra, tasarrufun iptali davasının diğer ön koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması halinde, gerçek bir borç ilişkisinin varlığı tasarrufun iptali davasını etkileyeceğinden bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/527 esas sayılı dosyasının tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydının yapıldığı, yapılan yargılamada davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, davalı ...'ün dava konusu taşınmazdaki hissesini diğer davalı kardeşi ... ...'a tapuda devrettiği, bu devrin davacının alacağının engellenmesi amacıyla ve düşük bedelle olduğu, bu sebeple tasarrufun iptali davasının haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... 8. İcra müdürlüğünün 2011/498 esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'... ile sınırlı olmak üzere ... ili, ... ilçesi, ... Mh. 1157 ada, 5 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölüm taşınmazda davalı ... tarafından diğer davalı ...'a 21.02.2011 gün ve 1939 yevmiye ile temlik edilen hisse üzerine davacı tarafa ... haciz ve satış yetkisi tanınmasına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin babasından kalan miras payını kardeşlerine ücretsiz vermek istememesinden dolayı eşinin arkadaşı olan ... Bolata’ya boş olarak imzalamış olduğu senedi teslim ettiğini, bu süreçte kardeşine mirastan kalan payını sattığını ve parasını da teslim aldığını, davacıya vermiş olduğu senedi geri istediğinde davacının müvekkilini oyaladığını ve senedi kötü niyetli olarak elinde tutmaya devam ettiğini, verilmiş olan senedin alacağa karşılık verilmiş bir senet olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın babalarının ölümüyle intikal ettiğini, tamamı elbirliği halinde iken diğer hisse sahipleri ve davalı ...’ün kanuni hissesinin tamamını bedeli karşılığında devrettiklerini, davalı ... ile davacı ... arasında gerçek bir borç ilişkisinin olup olmadığının meçhul olduğunu, mahkemece davacının borçludaki alacağının gerçek olması şartının varlığının irdelenmediğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı borçlunun davacı alacaklı aleyhine açtığı menfi tespit davasının takip edilmeyerek açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kesinleştiği, davalı 3.kişinin davalı borçlunun kardeşi olduğu ve İİK 280/1 maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklılarını ızrar kastını bilebileceği anlaşılmakla; davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'... alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!