4. Ceza Dairesi 2023/817 E. , 2023/17837 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hakaret, mala zarar verme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kasten öldürmeye teşebbüs, hakaret, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından verilen karara yönelik 12.10.2022 tarihinde sanık müdafiinin Yargıtay'a hitaben temyiz isteminde bulunduğu, bunun yanında yine sanık müdafii tarafından aynı tarihli başkaca bir dilekçe ile de hakaret, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/A maddesi uyarınca Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığından itiraz kanun yoluna gidilmesinin talep edildiği, 26.10.2022 tarihinde ise sanığın, müdafiinin temyiz dilekçesinin işleme alınmamasını isteyerek temyizden feragat dilekçesi sunduğu, buna dayanarak sanık müdafiinin de 27.10.2022 tarihinde kasten öldürme suçundan temyizden vazgeçtiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 28.12.2022 tarihli ve 2020/1099 Esas, 2022/1240 Karar sayılı ek kararı ile yalnızca kasten öldürme suçuna yönelik temyiz isteğinin reddedildiği ve bu ek karara yönelik bir temyizin bulunmadığı, hakaret, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümler için ise Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca itiraz yoluna gidildiği, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları yönünden vaki itirazın mahallinde kabul edildiği, hakaret suçu yönünden ise itiraz suç vasfına yönelik olup bu haliyle temyizi kabil olduğundan ve 5271 sayılı Kanun'un 264 üncü maddesine göre kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından Yargıtay'a gönderilmek üzere incelenmeksizin mahalline iadesine karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmış, neticeten her ne kadar sanık müdafii Yargıtay'a hitaben müstakil bir dilekçe ile hakaret, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından temyiz isteğinde bulunmuş ise de sanık temyizden feragat ettiğinden sanık müdafiinin bu suçlara yönelik temyiz isteminin incelenmeksizin mahalline iade edilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.03.2013 tarihli ve 1515-202 ile 21.12.2010 tarihli ve 230-264 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında açıkça vurgulandığı gibi, kesin nitelikteki hükümler ancak kesinlik sınırını aşar nitelikte yaptırım içermek şartıyla, suç vasfına yönelik ya da suç niteliği doğru belirlenmesine rağmen yanılgılı bir uygulama ile kesinlik sınırı içinde kalan cezaların verildiği hükümlere karşı yapılan aleyhe başvuru üzerine temyiz denetimine konu olabilecektir. Bu açıklama ışığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hakaret suçundan verilen karara yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen suçu oluşturduğuna yönelik olduğu, söz konusu maddenin 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesi gereğince temyiz edilebilir hale geldiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, koşulları oluşmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm kaldırılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçu Yönünden
Erteleme, paraya çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları içerisinde olmasına ve şartları gerçekleşmesine rağmen bu yönde uygulama yapılmamış olması ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
2. Hakaret ve Mala Zarar Verme Suçu Yönünden
Beraat kararı verilmesi gerektiği, ayrıca her iki suç da uzlaşma kapsamında olmasına karşın bu yönde uygulama yapılmadığına ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Soruşturma aşamasında bilgi sahibi olarak beyanlarına başvurulan H...n. P. ve R. S.'nin anlatımlarından, sanığın katılan H...i P.'ye yönelik "Allah ve kitap"tan bahisle hakaret suçunu işlediğinin anlaşıldığı, bu durumda eylemin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendine uyduğu, aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak buna göre hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılanın düğün konvoyunda bulunduğu ve trafik ışıklarına geldiklerinde kırmızı ışığın yanması sebebiyle durdukları, katılanın aracının arkasına sanığın sevk ve idaresinde bulunan aracın yanaştığı, sanığın önce korna çaldığı, ancak konvoyun durduğu yerin trafik ışığı olması, ayrıca trafiğin yoğun olması nedeniyle katılanın sanığa yol veremediği, bunun üzerine sanığın katılanın aracına bilerek birkaç kez arkadan çarptığı, katılanın aracında maddi hasarın meydana gelmesi sebebiyle katılan ve düğün konvoyundaki diğer kişilerin sanığa tepki gösterdikleri, sanığın da kendisine tepki gösteren bu kişilere küfür ettiği, bu suretle zincirleme hakaret suçunu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın yalnızca katılan H...i P.'ye yönelik hakaret eyleminde bulunduğu, sanığın tek bir eylem ile zincirleme şeklinde hakaret ettiği iddia edilen kişilerin dosya içerisinde mağdur, şikâyetçi veya katılan sıfatlarının bulunmadığı, dolayısıyla sanığın hakaret suçunun tek bir kişiye karşı işlendiği, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin kararından zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin hüküm kaldırılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın, vekaletnameli müdafii tarafından kanunî süresi içinde öne sürüldükten sonra, 26.10.2022 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin mahalline iadesi gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi ve 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Sebepler Yönünden
1. Katılan H...i P. ve tanık H...n P.'nin, sanığın katılana "Allah, kitap ve dinden bahisle" hakaret ettiğine ilişkin anlatımları, tanık R. S.'nin soruşturma aşamasında bu anlatıma uygun beyanda bulunması ancak Mahkemede bu beyanından dönmesi, tanıklar B. Y., F. E., ve M. E.,'nin aşamalarda sanığın hakaret ettiğini doğrulamaları ancak kişinin dinine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret ettiğine ilişkin bir anlatımlarının bulunmaması karşısında katılan ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre sanığın söylediği kabul edilen hakaret sözlerinin nelerden ibaret olduğu ve bu sözlerin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendinde düzenlenen hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. Hükümden önce 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren, 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte ve aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 ve 151 inci maddeleri uyarınca açılan davaların mağduru H. P., somut olayda birlikte işlenen aynı Kanun'un 81 inci maddesi uyarınca kasten öldürme suçunun mağduru S. C. Y. olup 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun mağdurunun ise kamu olması nedeniyle suçların mağdurlarının farklı olması karşısında, anılan kanun hükümleri ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının artık uygulama alanı bulmayacağı ve hükümden önce yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin de uzlaştırma kapsamına girmiş olduğu anlaşılmakla; hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge adliye mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken (B-1) bendindeki bozma yönünden 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında ilk derece Mahkemesi hükmüne yönelik aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle cezayı aleyhe değiştirme yasağının 10 ay 15 gün hapis cezası esas alınarak dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!