4. Ceza Dairesi 2023/239 E. , 2023/17662 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 12.11.2012 tarih ve 2011/9805 Esas ve 2012/24317 Karar sayılı ilamı ile, sanığın savunmasının alındığı duruşmada, nüfus ve adli sicil kayıtları ile davanın dayanağını oluşturan 10.01.2008 tarihli tutanak okunarak diyeceklerinin sorulmaması, katılma talebi hususunda, sanık dinlenilmeden karar verilmesi, katılan lehine 575, 00 TL yerine 500, 00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi, gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Mahkeme kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'nun 184 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 06.03.2014 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın 28.07.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Kararın sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 23.06.2022 tarih ve 2021/35376 Esas ve 2022/16047 Karar sayılı ilamı ile, 5237 sayılı Kanun'nun 184 ncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin birinci fıkrasının uygulanamayacak olması ve 08.02.2008 tarihli Belediye Başkanlığı yazısında "Belediye sınırları içinde kalmakta olup, imar planı yoktur.Orman köyüdür" şeklinde belirtilmesi karşısında; davaya konu imalatın yapıldığı taşınmazın suç tarihi itibariyle belediye imar planı sınırları veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine, incelemeye konu Mahkemenin kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, taşınmazın belediye sınırları içinde olduğu, Orman köyü olmayıp belediyenin mahallesi konumunda olduğu, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, eksik incelemeye dayalı karar verildiği ve bozulması gerektiği, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin ruhsat almaksızın iki katlı inşaat yaptığının Belediye Başkanlığına bağlı görevliler tarafından tespit edildiği; bu inşaatın birinci katının ruhsata bağlanmasının mümkün olduğu bu nedenle bu eksikliğin giderilmesi için bir ay süre verildiği, ancak bu eksikliğin giderilmediği gibi ikinci katıda yıktırmadığı iddiasıyla açılan davada, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesine, katılan lehine vekalet ücreti tayin edilmemesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Hususlar Yönünden
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün ilgili fıkrasına; "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci maddesinin (a) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!