4. Ceza Dairesi 2023/2194 E. , 2023/17754 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hakaret
Dairemizin, 29.12.2022 tarihli ve 2021/31975 Esas, 2022/26429 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2023 tarihli ve 4-2020/80261 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi gereğince artırım yapılırken hesap hatası sonucu hapis cezasının 1 yıl 14 ay 7 gün yerine, 2 yıl 2 ay 7 gün olarak fazla belirlenmesi Kanuna aykırı olduğundan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2019/1429 Esas, 2020/249 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği bozulması, 5271 sayılı Kanun'un 303/1inci maddesinin (f) bendi uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, netice hapis cezasının 1 yıl 14 ay 7 gün olarak belirlenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun’un 125/3-a ve 125/4 üncü maddelerinin uygulanması neticesinde tayin olunan 1 yıl 9 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası gereğince 1/4 oranında artırım yapıldığında 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 2 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesiyle eklenen 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 29.12.2022 tarih ve 2021/31975 Esas, 2022/26429 Karar sayılı ilamında, hakaret suçuna ilişkin verilen temyiz isteminin esastan reddine kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında hakaret suçundan ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi'nden verilen 30.01.2020 tarih ve 2019/1429 Esas ve 2020/249 Karar sayılı kararının yeniden incelenmesi sonucu;
IV. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğu lehine hükümlerin uygulanmadığı, tanıklarının dinlenilmediği eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, kendisinin darp edildiğinden tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
V. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü ev sahibi ile yaşadığı tartışma nedeniyle polis merkezine getirilen sanığın katılan ...'a "Seni öldüreceğim, sen benim kim olduğumu biliyor musun, sen bu üniformayı çkarttığın zaman senin ile o zaman görüşceğiz ve senin peşini bırakmayacağım, bundan sonra sana rahat yok, sana rahatlık verenin anasını s...kerim, hepiniz yavşaksınız, bu kadar it hangi Savcıyla çalışıyorsunuz, yarın adliyeye gidip o savcı ile de görüşeceğim, o savcının telefonunu istesem vermezsiniz zaten..." dediği, ifadesinin alındığı sırada karakolda bulunan mağdur polis memurlarına "...ben eski mahkûmum, bana bir şey yapamazsınız, benim tanıdığım müdürler ve müfettişler var, sizleri buradan sürdürürüm, zaten ... ilinde ... Karakolunda tüm memurları ben sürdürdüm, size de aynısı yaparım, siz benim kim olduğumu bilmiyorsunuz..." şeklinde sözler söylediği ve kendisini ekip aracıyla evine götüren mağdur ... ve ...'ye de hakaret ettiğinden bahisle hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanık savunması, katılan ve mağdurların beyanı, 10.03.2016 tarihli olay yeri tutanağı, 05.04.2016 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın olay anında aşırı alkollü olması nedeniyle hakaret ettiği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, her ne kadar iddianamede sanık hakkında temel cezanın belirlenmesinden sonra atılı suçun birden çok kişiye karşı zincirleme olarak işlendiği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrasının uygulanmasından sonra bulunacak ceza miktarı üzerinden eylemin zincirleme olarak işlendiği gerekçesiyle yeniden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edilmiş, yerel mahkemesince bu yönde gerekçesi gösterilmeden uygulama yapılmamış ise de; iddianame ile bağlılık ilkesi gereğince sadece iddianameye alınan sözlere ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği, buna göre sanığın polis merkezinde gerçekleşen olay sonrası polis memurları ... ve ... nezaretinde kolluğa ait araç ile evine götürülmesi sırasında araç içerisinde söylediği sözleri polis merkezinde tartışma yaşadığı, kendisine tekme attığını iddia ettiği polis memuru ... ile görevli diğer polis memurlarını kastettiği, somut olayda ihtilat unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanmamasının sonuç olarak yerinde olduğu kabul edilmiş ancak 5275 sayılı Kanun'un 108/3 üncü maddesi gereğince sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ve bu nedenle 5275 sayılı Kanun'un 108/3 üncü maddesine göre koşullu salıvermeden yararlanamayacak olmasının gözetilmemesi hususları hukuka aykırı görülmekle birlikte bu hukuka aykırılıkların düzeltilmesi duruşma yapmayı gerektirmediğinden hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. GEREKÇE
1.Sanığın Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri YönündenYapılan İncelemede
Tüm dosya kapsamı, katılanların ve mağdurların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile Olay ve Olgular başlıklı bölümde belirtilen deliller karşısında suçun sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkûmiyeti ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin inanç ve taktirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Hukuka İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sebebiyle sonuç hapis cezasının 1 yıl 14 ay 7 gün yerine 2 yıl 2 ay 7 gün olarak fazla tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
VII.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği temyiz edilen kararın açıklanan noktası Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, netice hapis cezasının 1 yıl 14 ay 7 gün olarak belirlenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!