4. Ceza Dairesi 2022/16315 E. , 2023/17667 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'unun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 11.02.2020 tarih ve 2019/3332 Esas ve 2020/4182 Karar sayılı İlamı ile, suça konu parselin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının saptanması, mahallinde keşif ve uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması, hükümden sonra 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi de gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, incelemeye konu Mahkemenin kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, 25.12.2019 tarihli 30989 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ... Havzası Doğal Sit Alanının Koruma Statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine karar verildiğini, ... içme ve kullanma suyu temin edilen ve edilecek olan su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunması hakkında yönetmelik hükümlerine göre su koruma havzası olduğu bu yüzden yeni konut yapımına izin verilemeyeceği, sanık hakkında verilen beraat kararının temyizen bozulması, kararın usul ve yasalara aykırı olduğu, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin imar planına göre, içme suyu havzası içerisinde bulunduğu için ruhsata bağlanması mümkün olmayan ve özel imar rejimine tabi bulunan yere, konut inşaatı yaptığının tespit edildiği iddiasıyla açılan davada, suça konu yerin özel imar rejimine tabi yerlerden olmadığı ve buna göre atılı 5237 sayılı Kanun 184 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan; "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" biçimindeki hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin birinci fıkrasının uygulanamaması gerekçesiyle beraat kararı verildiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesine, tespit ve bildirim tutanakları, şikayet dilekçesi ve ekleri, yapı tatil zaptı örneği ile idari yaptırım kararı ve bu karar ve zabıtların tebliğine ilişkin evrak örnekleri, keşif zaptı, bina yapılan yerin mücavir alan için de kalıp, özel imar rejimine tabi yer olmadığına dair bilirkişi raporları, ifade tutanakları, iddianame, sanık savunmaları, katılan idare vekilinin beyanları, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden,
2. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!