WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2022/14906 E.  ,  2023/17491 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Gürültüye neden olma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemenin, 15.09.2015 tarihli ve 2014/1242 Esas, 2015/1040 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında gürültüye neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 183 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine ve denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine,
2. Yerel Mahkemenin 15.09.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 02.06.2021 tarihli ve 2020/14257 Esas, 2021/17506 Karar sayılı ilamı ile; bilirkişi raporunda, yapılan ölçüm sonuçlarının yönetmelik değerlerine uygun olmadığının belirtilmesi karşısında, ölçülen gürültü düzeyinin insan sağlığının zarar görmesine elverişli olup olmadığının bilimsel ölçütlere göre değerlendirilmesi için üniversitelerin, Kulak Burun Boğaz Anabilim dalında uzman Kulak Burun Boğaz hekimlerinden, tercihen odyoloji uzmanlığı bulunan iki hekim ve yine bir odyologdan oluşacak üç kişilik heyete dosya tevdi edilerek, somut olayda gürültünün, insan sağlığının zarar görmesine elverişli olup olmadığı yönünde rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi ve kabule göre de; basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında gürültüye neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; bozma öncesi ve sonrasında düzenlenen bilirkişi raporları, tutanak tanıklarının beyanları ile denetleme ve ölçüm raporu karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Düğün salonu işleten sanığın işyerinde yapılan denetimde, sanığın ruhsat almadan başkalarını rahatsız edecek şekilde yönetmelikte belirtilen değerlerin üstünde sesle canlı müzik yaptığının tespit edildiği ve hakkında bu nedenle 27.08.2014 tarihinde tutanak tutulduğu, işyerinde yapılan ölçümde yönetmelikte belirtilen olması gereken değerden çok fazla miktarda gürültü yapıldığının tespit edildiğinin iddia olunmuştur.
1. Sanığın suçlamayı inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Çevre mühendisi, kimyager ve biyolog tarafından 27.08.2014 tarihli tutanağın tutulduğu tespit edilmiştir.
3. Bozma öncesi ve sonrası alınan bilirkişi raporları dava dosyasında mevcuttur.
4. Yerel Mahkemece, "Bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere yapılan ölçüm sonucu elde edilen değerlerin insan sağlığı üzerinde kesin bir etkisi olacağının tespit edilemediği, bu nedenle sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda yasal ve şüpheden uzak delil bulunmadığı" şeklindeki gerekçeyle atılı suçtan beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri ve Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak
Gürültüye neden olma suçunun belli bir mağduru yoktur. Toplumda yaşayan herkes bu suçun mağduru olabilir. Gürültünün belli olmayan bir kimseye karşı yapılması bu suçu 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ayırmaktadır. Kişilerin huzur ve sükunu bozma suçunun faili belli bir kimseyi hedef almakta iken, gürültüye neden olma suçunun faili belli bir kimseyi hedef almamaktadır.
Bu suçun oluşması için sanığın ilgili Kanunlarda belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olması yeterlidir.
Gürültüye neden olma suçu somut tehlike suçudur. Suçun oluşması için gürültüye maruz kalan kişinin sağlığının bozulması gerekmez, gürültünün insan sağlığını tehlikeye düşürmeye elverişli olması yeterlidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendiğinde; 27.08.2014 tarihli tutanak içeriği, bozma öncesi ve sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı karşısında, somut tehlike suçu olan gürültüye neden olması suçunun sanık tarafından işlediği sabit olmasına rağmen yerinde olmayan gerekçeyle beraat hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.