WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2022/14668 E.  ,  2023/17510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 07.10.2009 tarihli ve 2009/282 Esas, 2009/709 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve son fıkraları uyarınca neticeten 9.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 4 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
2. (1) nolu bölümde belirtilen kararın O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 17.11.2011 tarihli ve 2011/31900 Esas, 2011/38875 Karar sayılı ilâmıyla, "hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada ... (Kapatılan) ... Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.03.2012 tarihli 2011/1091 Esas, 2012/250 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve son fıkraları uyarınca neticeten 9.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 4 eşit taksitlendirmeye hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 12.04.2012 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
4.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/449 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca (3) nolu bölümde belirtilen kararın aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; açıklanan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 230 ve 232 nci maddelerinde yer alan hususları tam olarak içermediği, bu kapsamda hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin hangi gerekçeyle uygulanmadığının yer almadığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanığın temyiz isteğinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehine olan delillerin gözetilmediğine, aleyhine olana delillerin şüphe oluşturan deliller olduğuna, çelişkili tanık beyanları ile cezalandırılmasına hükmedildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehine olan takdiri indirimlerin uygulanmadığına, denetim süresinde suç işlediği için karar açıklanmış ise de, süreler yönünden de kararın hatalı olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
yönelik olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında verilen 07.10.2009 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin durma süresi de gözetildiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.