WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2022/14597 E.  ,  2023/17865 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : 4708 sayılı Kanun'a muhalefet, imar kirliliğine neden olma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2018 tarihli ve 2015/419 Esas, 2018/174 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya ... Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
2.... Ağır Ceza Mahkemesinin 04.09.2020 tarihli ve 2018/482 Esas, 2020/207 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında fikri içtima hükümlerine göre 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve sanık ... hakkında 4708 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 4708 sayılı Kanun'a muhalafet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararıyla İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun zamanaşımı süresi dolduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçlamayla ilgili herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığına, atılı suçu işlemediğine, dosyada mevcut 07.07.2017 tarihli bilirkişi raporunda da bu durumun tespit edildiğine, beraati gerekirken kamu davasının düşmesine karar verilmesinin isabetli olmadığına ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanıkların isnat edilen suçları işlediklerine, zamanaşımı süresinin geçmediğine, kararın usule, hukuka, kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ın savunmalarında ... A.Ş.'nin yetkilisi olduğunu, ...'in şirket ortağı olduğunu, suça konu yapının ... A.Ş. adına değil ortağı olan ...'in bireysel olarak yaptırdığı bir inşaat olduğunu, şirketi ile suça konu inşaatın alakası olmadığını ve imzalanmış bir sözleşme olmadığını, şirketin 2009 yılında feshedildiğini, yapı müteahidinin ... A.Ş. değil ... olduğunu beyan ederek adına atfen atılı bulunan imzaların kendisine ait olmadığını, ...'in ruhsat alırken şirketinin adını kullanmış olduğunu savunduğu ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık savunmalarının aksine sanığın suça konu inşaatın yapı müteahidi olduğunu gösteren somut ve kesin delillere ulaşılamadığı, ... A.Ş.'nin birden fazla ortağı olduğu ve aksi ispatlanamayan sanık savunmalarına göre şirket ortağı ...'in şirketten bağımsız olarak bireysel yaptırdığı inşaattan dolayı sanık ...'ın sorumlu tutulamayacağı, ayrıca sanık ...'ın beyanlarında bahsettiği şekilde şirket adına imza yetkisinin yalnızca ...'da bulunduğu, ...'in imzası ile şirketin borç ve sorumluluk yüklenemeyeceği, şirket ortaklarının şahısların bireysel işlemlerinden ve faaliyetlerinden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı, sanık savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil tespit edilemediği ve bu suretle atılı suçun sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı ve sanık ...'in aşamalarda istikrarlı bir şekilde yapı denetim şirketinde yardımcı kontrol elemanı olarak görev yaptığını savunduğu, dosya içerisinde mevcut kalıp demir imalatı kontrol tutanağı ve beton döküm tutanaklarının incelenmesinde de sanık ...'in tutanaklar altında yardımcı kontrol elemanı olarak imzasının bulunduğu dolayasıyla sanığın yapı denetim şirketinde yardımcı kontrol elemanı olarak görev yaptığı, Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2020/949 Esas, 2020/2675 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 4708 sayılı Kanun'un 1 inci, 2 nci, 3 üncü maddelerindeki düzenlemeler ışığında, anılan Kanun'un uygulanması ile ilgili olarak denetçi mimar ve mühendisler için görev ve sorumluluk öngördüğü, Kanun'un 1 inci maddesinde de denetçi, mimar ve mühendis tanımı yapıldığı, bu itibarla yardımcı kontrol elemanı olarak çalışan sanık ... yönünden aynı Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenen 4708 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun unsurlarının oluşmadığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
23.12.2013 tarihli teknik inceleme raporuna göre yapıdaki aykırılıklar 19.11.2008 tarihinde tespit edilmiş olup, buna göre suç tarihinin 19.11.2008 olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü maddelerine göre 19.11.2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası düşürülmesi suretiyle hukuka aykırılıkların düzeltilerek katılan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
... Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında suç tarihinin 19.11.2008 yerine 2014 olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu kabul edilmiştir.
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, belirlenecek cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dosya içeriğindeki 23.12.2013 tarihli teknik inceleme raporuna göre 19.11.2008 tarihinde ... Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü teknik elemanlarınca oluşturulan komisyonca mahallinde ve dosyasında yapılan incelemeyle dava konusu inşaatta ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların tespit edildiği belirtilmiş olup, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, 19.11.2008 olan suç tarihinden itibaren sanıkların üzerlerine atılı suçların tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verileceğinden Bölge Adiye Mahkemesince zamanaşımı süresi dolduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası düşürülmesi suretiyle hukuka aykırılıkların düzeltilerek katılan vekilinin temyiz başvurusunun esastan reddine dair kararında hukuka aykırılık bulunmayarak, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2020/2546 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.