4. Ceza Dairesi 2021/9317 E. , 2023/17856 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 6 ay hapis cezası, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 3 ay hapis cezası, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, fiili olarak polislere yönelik eyleminin bulunmadığına, polis memurlarının ifadesi alınmadan hüküm kurulması nedeniyle eksik araştırma ile karar verildiğine ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın temyizen incelenerek bozulması talebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın kullanmakta olduğu araç ile seyir halinde iken, alkol kontrolü için durdurulmaya çalışıldığı, ancak sanığın ikaza uymayarak kaçtığı, şikâyetçi polis memurunun da dahil olduğu ekip tarafından yakalandığı, ancak şikâyetçiye karşı cebir kullanarak direndiği ve şikâyetçiyi yere düşürdüğü, alınan doktor raporu ile de sanığın 232,09 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın aşağıda yer alan bozma sebepleri dışında kalan temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda; sanığın kaçmak isterken pasif direniş gösterdiği, şikâyetçi polis memurunun yaralanmasının pasif direniş sırasında oluştuğu anlaşılmakla, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanığın yokluğunda karar verildiğinin belirtilmesine karşın; 28.01.2016 tarihli duruşmada sanığa esas hakkındaki savunmasının ve son sözünün sorulması suretiyle çelişki yaratılması,
3. Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini ve aynı Kanun'un 62 nci maddesindeki takdiri indirimi de kapsadığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
4. (1) numaralı bozma sebebinin sonucuna göre, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde; 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!