4. Ceza Dairesi 2021/8707 E. , 2023/17681 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık ... hakkında hakaret suçundan hükmolunan adli para cezasının, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, duruşmada şikayetçi olduğunu beyan eden ancak davaya katılma talebi bulunup bulunmadığı sorulmayan şikayetçi ... vekilinin temyiz başvurusunun davaya katılma iradesini ortaya koyduğu kabul edilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şikâyetçi ...'ın katılan, vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verilerek, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece;
1.Sanık ... hakkında hakaret suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun'un) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca doğrudan 1.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, bu hükme ilişkin sanık müdafiinin temyiz başvurusunun ek karar ile reddine karar verilmiştir.
2.Sanık ... hakkında ise hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkraları uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; müvekkilinin cezalandırılması ve sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, tarafların müşterek çocukları olan tanıkların da beyanlarında sanık ...'ın müvekkiline hiçbir sebep yokken hakaret ettiğini ifade ettiklerine, tanıkların olayın sıcağı ile alınan ilk ifadelerine itibar edilmesi gerektiğine, tanık ...'nin annesi olan sanık ...'ın baskısı ile ifadesini değiştirdiğine, olay yerinde olmayan ve yanlı beyanda bulunan tanık ...'nın olay tarihindeki baz istasyonu kayıtlarının getirtilmesi taleplerinin göz ardı edildiğine, yine olay yerinde olan tanık ...'nın bir sonraki oturumda hazır edileceği belirtilmesine karşın dinlenmesinden vazgeçilerek müvekkili lehine olan deliller toplanmayarak önyargı ile karar verildiğine, kararın çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine, bu ve resen gözetilecek hususlar doğrultusunda hem asıl kararın hem de temyiz isteğinin reddine dair 01.02.2016 tarihli ek kararı bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Aralarında boşanma davası olan tarafların olay günü müşterek çocuklarının sanık ...'a teslimi esnasında yaşanan tartışmada katılan sanık ...'ın sanık ...'a hakaret etmesi üzerine sanık ...'ın da kendisine yapılan hakaretlere karşılık katılan sanık ...'a "Şerefsiz" dediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Ek Karar ile Verilen Temyiz İsteminin Reddi Kararı Yönünden
Hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmekle, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine dair verilen ek kararın onanması gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden
1.Katılan vekilinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri açısından yapılan değerlendirmede, dinlenen tanıkların özellikle de soruşturma aşamasında dinlenen ancak kovuşturma aşamasında yapılan tebligatlara rağmen gelmediğinden dinlenmesinden vazgeçilen tanık ...'. nın soruşturma aşamasındaki beyanında katılan sanık ...'ın sanık ...'ı gördüğünde ona hitaben '' Kapanınca müslüman mı oldun.'' dediğine dair beyanının sanık ...'ın savunmalarını destekler mahiyette bulunması, yine olay yerinde olmadığı iddia edilen ve soruşturma aşamasında da ifadesi alınan tanık ...'nın olay yerinde olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir emarenin bulunmaması ve bu tanığın da beyanlarının sanığın savunmaları ile uyumlu olması karşısında, mahkemenin sanık ... hakkında, kendisine yapılan hakaret eylemine karşılık hakaret suçunu işlediğine dair kabulünde ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne İlişkin Ek Karar ile Verilen Temyiz İsteminin Reddi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle yukarıda belirtilen Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, temyiz isteğinin reddine dair 01.02.2016 tarihli ek kararın ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Ceza Verilmesine Yer Olmadığına Dair Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!