4. Ceza Dairesi 2021/24031 E. , 2024/1272 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/260 E., 2016/250 K.
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mağdur Kurum vekili tarafından sanıklar hakkındaki beraat hükümleri temyiz edilmiş ise de 04.11.2015 tarihli duruşmada sanıklardan şikâyetçi olmadığını belirtmiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği vekilinin sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında, çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada sanıkların üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanıkların beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin; yapılan keşif sonrası tanzim olunan bilirkişi raporuna istinaden sanıkların kastlarının bulunmaması nedeniyle beraatlerine karar verildiğine, bilirkişi raporunda sanıkların taksirle çevreyi kirlettiğinin sabit olduğuna, bu nedenle sanıkların 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 182 nci maddesinde düzenlenen çevrenin taksirle kirletilmesi suçundan cezalandırılması gerektiğine ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
A. Mağdur Kurum Vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Mağdur Kurum vekilinin 04.11.2015 tarihli duruşmada, sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, mağdur Kurum vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların 04.11.2015 tarihli savunma tarihleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Mağdur Kurum Vekilinin Temyiz Nedenleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik mağdur Kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!