WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/22527 E.  ,  2024/1114 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/86 E., 2016/135 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İmamoğlu Sulh Ceza Mahkemesinin 11.05.2011 tarih, 2010/24 E., 2011/113 K. Sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin dördüncü fıkrası,adı geçen Kanun'un 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 01.08.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde 08.04.2015 tarihinde hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İmamoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın adliyeye bir dosya için çağrıldığını kardeşinden öğrenmesi üzerine savcılık kalemine gittiğinde, kalemde çalışan zabıt katibi mağdurun kendisine Asliye Ceza Mahkemesinde dosyası olduğunu söylediği ,sanığın bunun üzerine adliyenin üst katındaki duruşma salonuna çıktığı ve burada davası olup olmadığının kendisine bildirilmesini beklediği, bu sırada tanıdığı polis memuru tanık ile karşılaştığı, tanığın polis merkezini arayarak sanığın Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2009/209 sayılı talimat evrakından çağrıldığını öğrenerek durumu sanığa bildirdiği, sanığın da bunun üzerine yeniden Savcılık kalemine gelerek mağdura " Lan, dokuz saattir bekletiyorsunuz, benim dosyam buradaymış, numarası 209 muş " diye çıkıştığı ve sonrasında da " Ben şimdi ifade vermezsem ne olur ? "Verin benim kimliğimi , ben gideceğim" diyerek mağdurun elindeki kimliğini aldığı ve "Vermiyorum lan, gelmezsem ne yapacaksınız? dediği ve kalemi terk etmekte iken mağdurun "Kardeş eninde sonunda bu ifadeyi vereceksin. Bekle " demesi üzerine sanığın " Ne yapabileceksiniz yapın lan , görüşeceğiz" ve çıkarken de " Gevşekler" diyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Olay günü sanığın, mağdura söylediği kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
2.Kabule göre de,
a.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca beş yıllık denetim süresi içerisinde suç işleyen sanık hakkında, hükmün açıklanmasına sebebiyet veren ihbara konu ilamda sanığın uzlaşmaya tabi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit ve uzlaşmaya tabi olan hakaret ve kasten yaralama suçlarından mahkum olmuş olması ve hükümden sonra yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması nedeniyle somut olayda 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma imkanının ortadan kalktığı , hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği, bu

nedenle de sanık hakkında sözü edilen hakaret, kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkumiyet içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
b.Temyiz kanun yoluna tabi olup kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan ilamın, açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223 ve 230 uncu maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı olarak görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2024 tarihinde karar verildi.