3. Ceza Dairesi 2021/7727 E. , 2024/4330 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1348 E., 2021/128 K.
SUÇ : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme
11.10.2014(kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye
teşebbüs), 11.10.2014 (tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma),
29.10.2014(kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye
teşebbüs)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2020 tarihli ve 2016/413 Esas, 2020/65 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 üncü maddesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı,
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 174 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararı,
Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçundan ayrı ayrı 5 kez 5237 sayılı Kanunu’nun 37 inci maddesinin birinci fıkrası ve 302 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 82 inci maddesinin birinci fıkrasının g bendi, 3713 sayılı Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca da mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29/01/2021 tarihli ve 2020/1348 Esas, 2021/128 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.04.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Kararın gerekçeden yoksun olup delil tartışması yapılmasığına,
2.Suçun işlendiğine dair kesin delillere ulaşılmadığına,
3.Teşhislerin yasalara aykırı yapıldığına, bu husustaki ilk derece mahkemesi gerekçesinin hukuki olmadığına, içerik olarak da beyanların genel ve soyut olduğuna,
4.Kendileri de şüpheli konumunda olan kişilerin kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik beyanda bulunmuş olabileceğine, mahkeme huzurunda yeminli olarak verdikleri beyanlarında da belirtilen aleyhe teşhileri hangi gerekçelerle kabul etmediklerini belirttiklerine, kolluk araştırma tutanaklarında da sanık ile ilişkilendirilebilecek tek bir somut veriye ulaşılamadığına, tanık beyanları birbirleri ile çoğu yerde çeliştiğine,
5.Sanığın TCK'nın 302 maddesinden cezalandırmayı gerektirebilecek vahim nitelikte bir eylemin tespit edilmedğine,
6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1-Sanık hakkında Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi bakımından;
Tanık beyanları, iletişim kayıtları, dijital inceme raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle örgüt hiyerarşine girip silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair tereddüt bulunmayan sanığın, kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs etme, nitelikli yaralama, güvenlik güçleriyle çatışmaya girme, meskun mahalle ya da karayoluna mayın/patlayıcı madde yerleştirme-infilak ettirme, şehir sakinlerini zorla tutup canlı kalkan yapma, hastane, okul gibi kamu binalarını patlayıcı maddelerle tahrip etme gibi amaç suç yönünden elverişli/vahim olduğunda kuşku bulunmayan eylemlere asli fail veya şerik olarak iştirak ettiğinin kanıtlanması halinde hem araç suçlardan hem de TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen amaç suçtan cezalandırılması gerekmekte ise de, hendek ve barikatlarda silahlı nöbet tutmak şeklinde kabul edilen eylemin, sanığın 11.10.2014 ve 29.10.2014 tarihlerinde meyadana gelen vahim eylemlere fail ya da şerik olarak katıldığının tespit edilememesi halinde TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturacağının gözetilmeyip yazılı şekilde eksik araştırma ve yeterli olmayan gerekçeyle karar verilmesi,
2-Sanık hakkında 11.10.2014 tarihli olay kapsamında ...'a yönelik kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi bakımından;
Sanığın 11.10.2014 tarihli olayda ... kod numaralı ... plakalı içerisinde ... sicil nolu mağdur ...'ın bulunduğu anlaşılan zırhlı araca molotof atılması eyleminden mahkumiyetine karar verildiği, tanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda kendisinin olaya geç kaldığını, eyleme katılmadığını, olay yerine yakın ara sokakta bulunduğunu beyan ettiği, müştekinin de olay sebebiyle ne kendisinin ne de ekip aracında bulunan diğer personellerin yaralandığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın müştekiye karşı gerçekleştirdiği eylemi somutlaştırılıp, sanığın eylemi ile netice arasındaki illiyet kurulmadan soyut kabulle yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık hakkında 11.10.2014 tarihli olay kapsamında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi bakımından;
Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde; sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısını ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin kısa kararında 11.10.2014 tarihli eylem dolayısıyla mahkumiyet verildiği belirtilmesine rağmen, gerekçeli kararında bu olaya ilişkin gerekçe bulunmayıp 09.10.2014 tarihli eylem dolayısıyla sanığın hakimiyet durumu kesin olarak ortaya konulamasa da üzerine atılı tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirilmesi suçunu işlediği belirtilip anılan ilkelere uymayarak çelişkili ve soyut bir kabul ile Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine aykırılık oluşturacak şekilde gerekçesiz hüküm kurulması,
4-Sanık hakkında 29.10.2014 tarihli olay kapsamında 4 kez kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemi bakımından;
Tanık beyanında sanıkla birlikte olaya katıldığını söylediği kişiler hakkında araştırma yapılarak bu kişiler hakkında mahkumiyete esas 29.10.2014 tarihli aynı eylem kapsamında soruşturma/kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı araştırılıp, tespiti halinde bu dosyaların onaylı örneklerinin işbu dosya kapsamına alınarak, bu kişilerin sanık hakkında beyanları bulunup bulunmadığının da tespiti ile varsa tanık sıfatıyla beyanlarının alınması zorumluluğu nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29/01/2021 tarihli ve 2020/1348 Esas, 2021/128 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suçun niteliği ve mevcut delil durumu gözetilerek tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!